Kayıtlar

Ekrandaki Pusulam: Hayatın Her Renginden Favorilerim

Resim
​ "Bazen kendimi Gallagher ailesinin o bitmek bilmeyen kaosunun içinde bir sandviç yerken buluyorum, bazen de Lady Whistledown'ın son dedikodusunu beklerken çayımı yudumluyorum. Hayat tam da bu zıtlıklardan ibaret değil mi?" Aristokratik pırıltılar,  Orta Çağ'ın o puslu, epik atmosferi, bilimkurgu (uzay ve dünyanın yok olma senaryoları), western, tarih, korku (vampirler ve kaçırılmalar), psikolojik gerilim favorilerimdir. Polisiye, romantik komedi benim pek tarzım değil. Özellikle m.s 1,2, 12, 15, 17, 18, 19. Yy.lar beni cezbeder. İlginç yanı Hristiyanlık filmleri de beni çok etkiliyor. İsa'nın çilesi, dinin yayılması, Hz. Meryem gibi. Bu yaz House of David çok iyi gitti. Charles Dickens'ın çevrilmiş tüm eserlerine hayranım.  SHAMELESS : İrlandalı Amerikalı aile Gallagher'ların alkolik babaları Frank ile olan mücadelesini izleyin. En büyük kız olan Fiona, beş erkek ve kız kardeşinin ebeveyni rolünü üstleniyor. Lip, Ian, Debbie, Carl ve Liam, Chicago'nu...

Varlığın Anlam İnşası

Resim
Yığınlarla bağırış, çağırış, yakarış içinde gerçek küçük bir cam parçası gibi durur. Kimsenin bir şey bilmediği gerçeği. Peki ya cam parçasının üstündeki kan damlası? Bilmediğimizi düşündüğümüz aslında nedir? Cevap tektir; hayatımızın sonunda başımıza gelecekler.. Bu geçişten sonra varlığımızdan geriye kalan bizi hatırlar mı? Kendinden ne olarak bahseder? Bu bilinmeyene alabildiğine hızla mı ulaşırız? Derin bir tefekküre dalıp, zihnimizin ulaşabileceğimiz en ufak ayrıntılarına bile dalarak mı ulaşırız? Yoksa daha hızlı koşarak veya daha derin uyuyarak mı? Bazılarının gözleri hep karşı kıyıdadır. On yıllık veya yüzyıllık süre, sonsuzla karşılaştırıldığında bir hiçtir. Peki sonsuzluğun renkleri bu yüz yıllık sürede mi belirlenir? Canlı varlıkları güdüleyen, gerçekten sadece hayatta kalmak ve üremek midir? Biz de daha büyük bir organizmanın başı belada olsa, hücreler gibi düşünmeden kendimizi yok eder miydik? Örneğin ozon tabakasını delerek dünyanın veya galaksimizin geleceğini tehlikey...

MİTOLOJİ: Absürt ve Hakikat

Resim
Mitos söylenen ya da duyulan sözdür; masal, öykü, efsane anlamına gelir. Loji ise, ilk anlamı söz olmakla birlikte bilim anlamına gelir.  O halde mitoloji efsane bilimi anlamına gelmektedir. Mitos, çok tanrılı bir dinin tanrıları üzerine anlatılan öyküler anlamına geldiği halde hiç bir zaman ilk çağda bir din kitabı haline gelmemiştir. Çünkü bu efsaneler, tek tanrılı dinlerde olduğu gibi inanç düzeyine yükselmemiştir. Sözlü ya da yazılı edebiyat ve sanat kollarının hepsinde durmadan konu edinilip işlenen ve işlendikçe değişen mitoslar ne kadar ozan, yazar, sanatçı varsa o kadar biçim almış ve bu nedenle hiç bir zaman belli bir dinin tek kitabı halinde toplanmamıştır. İlkçağ mitosu laiktir; din adamının değil, sanatçının uğraşıdır. Tarihçi Herodotos’un verdiği bilgiye göre, tanrı soylarını bir bir anlatan, tanrılara isimlerini veren, niteliklerini tanımlayan ve öykülerini anlatan Homeros ile Hesiodos’dur. Mitosun edebiyat düzeyine yükselmesi bu iki büyük ozanla başlar, ama onlarla ...

Varlık ve Yokluk Arasında: Yalnızlığın Diyalektik Döngüsü

Resim
"Bilmezler yalnız yaşamayanlar Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle; Nasıl koşar aynalara, Bir cana hasret Bilmezler." Şair Orhan Veli, yalnızlığı bu sözlerle anlatıyor.  Günümüz toplumunda giderek artan bir olgu olarak karşımıza çıkıyor yalnızlık. Yine de bu olgunun tek bir tanımı yok. Üstelik yalnızlığın birden fazla türü var. Sosyal çevreye alışamamaktan, yabancı bir ülke de, yabancı bir kültürün içinde yaşamaktan, yaşlılıktan, iş yoğunluğundan ve daha birçok nedenden dolayı insanlar yalnızlık çekiyor. Peki bizi birbirimize yakınlaştıran televizyon, internet, cep telefonu gibi teknolojik gelişmelere karşın yalnızlık neden artıyor? Bu sorunun yanıtı belki sosyolojik olarak verilebilir. Dev bir organizma olarak toplum, sürekli değişiyor. Değişimler de gündelik hayatın yapısını gün geçtikçe dönüştürüyor. Ama şu da bir gerçek ki, insan sosyal bir canlı, yalnızlıktan rahatsız oluyor. Yalnızlık denince aklınıza ne geliyor? Bu sor...