Kendini Gerçekleştir: Zihni Keşfet, Yaratıcı Düşün.

Her bireyin dünyayı algılama, bilgi işleme ve öğrenme şekli parmak izi kadar kendine özeldir. Bu rehberde; düşünme stillerinizi, baskın zekâ türlerinizi ve öğrenme biçimlerinizi keşfederek potansiyelinizin kilidini nasıl açabileceğinizi inceleyeceğiz. 

Her bireyin kolaylıkla öğrenebildiği bir yol mutlaka vardır ve yine her bireyin yetenekli olduğu bir beceri alanı vardır. Önemli olan eğitimcilerin ve ailelerin çocuklarının ilgi ve yetenek alanlarını dikkatle gözlemleyerek, onları kendilerini güçlü hissettikleri alanlara yönlendirmeleri ve bu şekilde öğrenme süreçlerine yardımcı olabilmeleridir.

Bireyler yaşantılarından bir işi yaparken, belirli amaçlarını gerçekleştirirken ve karşılaşılan sorunların çözümünde farklı düşünmeler gerçekleştirmektedirler. Düşünme becerilerinin uygulamaya geçirilmesi aşamasında bireylerin düşünme eğilimlerinde tercih ettikleri yaklaşım ve yollar stil olarak tanımlanır. Öğrenme sürecinde de öğrenciler edinmeye çalıştıkları davranışları ve günlük etkinliklerini tercih ettikleri yollarla, yani stillerle, düşünme becerilerini işe koşmaktadır (Buluş, 2005). 

En kapsamlı düşünme stili teorisi Sternberg’ in oluşturmuş olduğu “Zihinsel Benlik Yönetimi Kuramı” dır.

Zihinsel Benlik Yönetimi Kuramı

Bu kuramda, 5 farklı boyut içerisinde 13 düşünme stili bulunmaktadır (Zhang & He, 2011). Düşünme stilleri boyutları; işlevler, biçimler, düzeyler, konular- alanlar, eğilimlerdir. Bu kurama göre, düşünme stilleri sosyalleşme süreçlerine bağlı olarak edinilirler; yaşa, zamana, eğitim düzeyine ve içinde bulunulan duruma bağlı olarak da değişirler (Buluş, 2005).

    1. Zihinsel Benlik Yönetiminin İşlevleri

Zihinsel Benlik Yönetiminde 3 işlev bulunmaktadır. Bu zihnin işlevleri toplumların yönetimindeki yasama, yürütme ve yargı işlevlerine benzetilmiş ve bu şekilde adlandırılmıştır (Zhang & Sternberg, 2002). Düşünmede zihnin yasama işlevinde bireyler yaratıcılık, planlama, zihinde oluşturma ve canlandırma özelliklerine sahiptir. Yürütme düşünme stilinde bireyler kendilerine verilen yönergeleri ve işleri yerine getirmektedirler. Yargı düşünme stiline sahip olanlar da yargılama, değerlendirme, karşılaştırma ile ilişkilidir. 

Yasama düşünme stili, problem çözümlerini yaratmaktan ve planlamaktan hoşlanan bireyleri karakterize eder. Bu insanlar kendi kurallarını oluşturmayı ve eylemlerini kendine özgü bir şekilde yapmayı severler. Sunusunu kendi yapması durumunda olan bir öğrenci yasama düşünme stilinden yararlanacaktır. Bu düşünme stiline sahip bir öğrenci için en zevk verici olan çalışmasını yazmaktan çok ona başlık bulmak, onu nasıl yapılandıracağına ilişkin düşünceler oluşturmaktır.

Yürütme düşünme stili’ ne sahip olan kişiler yapma, uygulama, icra etme işlemi yapan bireylerdir. Bireyin bir yere bağlılığı söz konusudur. Önceden belirlenmiş sorunlar üzerinde düşünürler. Kurallara uymakta zorluk çekmezler ve kuralları harfiyen yerine getirirler. İçeriği yürütmede dışarıdan gelen yönlendirmeler büyük önem taşımaktadır. Bu düşünme stiline sahip birey konu başlığının verilmesini ve böylece yapabileceğinin en iyisini yapmayı tercih eder. Yüksek düzeyde bağımsız çalışma gerektiren derslerden kaçınırlar.

Yargısal düşünme stili’ nde ise eleştirel bir şekilde olaylara ve olgulara bakmaktadırlar. Karşılaştıkları her durumu, uygulamayı, kuralı ve nesneleri değerlendirme süzgecine alıp yargılama yoluna giderler. Böylece kendi düşünmelerine kendi çözümlemelerini ve etkilerini katmaktadırlar. Bu düşünme stiline sahip öğrenciler iki bakış açısını karşılaştıracakları ya da bir bakış açısını değerlendirecekleri çalışmaları tercih ederler, ayrıştırıcı test sorularını daha çok tercih ederler (Buluş, 2005).

    2. Zihinsel Benlik Yönetiminin Biçimleri

Bireyin Zihinsel Benlik Yönetimi biçim olarak dört düşünme stiline karşılık gelmektedir. Bunlar; monarşik, hiyerarşik, oligarşik ve anarşik düşünme stilleri olarak bir ülkenin yönetim biçimine benzetilmiştir (Zhang & Sternberg, 2002).

Monarşik düşünme stili’ nde tek bir amaca yönelme söz konusudur. Bir işe yoğunlaşan birey ayrıntıları ve diğer bütün koşulları göz ardı ederek sadece yoğunlaştığı iş üzerine düşünür ve hareket eder. Belli problem durumlarına ya ilgisiz kalırlar ya da kendilerinden uzak tutma davranışı gösterirler.

Hiyerarşik düşünme stili’nde bireyler farklı türdeki ve öncelikteki birçok işi göz önünde bulundururlar. Bu düşünme stilindeki insanlar sistemli bir şekilde çalışırlar. Hangi amaçların öncelikli olduğunun farkında olup yapılacak işlerin çeşitliliğinden hoşnut olmaktadırlar. Aynı zamanda farklı türdeki amaçların hepsinin aynı oranda başarılı olamayacağının da bilincindedirler fakat zaman düzenlemelerini önem sırasına göre dengeli bir biçimde yapmaktadırlar. Örneğin böyle bir öğrenci, zamanını değişik derecelerde öneme sahip ev ödevlerine dengeli bir şekilde ayırarak değerlendirir.

Oligarşik düşünme stili, birçok amaç ve iş zihinde bir arada bulunmaktadır fakat bunların hepsi aynı öneme sahiptir. Bu bireyler eşit düzeyde öneme sahip çoklu ve birbiriyle rekabet eder nitelikte olan amaçlarla uğraşmaktan zevk alırlar. Fakat değişik konular için öncelikleri belirlemek zorunda kaldıklarında çelişki ve gerilim yaşarlar.

 Anarşik düşünme stili, yapılandırılmış, yönergesi verilmiş, kuralları olan durumların önemi söz konusu değildir. Anarşik düşünmede bireyler kendi yollarını ve düşünmelerini kendileri belirlerler. Sorunlar iç görüyle çözülür ve kurallara uyma zorunluluğu hissetmezler. Bu öğrenciler konular ve durumlar yapılandırılmamış olduğunda, izlenecek belirli yönergeler olmadığında daha başarılı olurlar. Bu gibi insanlar problem çözmede gelişigüzel bir yaklaşım kullanma, kuralları formatları dikkate almama ve otoriteye direnç gösterme eğilimindedirler (Buluş, 2005). 

Zhang ve Sternberg (1998) tarafından yapılan araştırmalar düşünme stillerinin iki türlü sınıflanabileceğini ortaya koymuştur. Buna göre birinci grup yasama, yargı, global, hiyerarşik ve liberal düşünme stillerinden oluşmaktadır. İkinci tip düşünme stilleri yürütme, lokal, monarşi ve muhafazakar stiller gibi daha az çaba gerektiren yerleşik bilgi işleme süreçlerini içerir. Diğer dört düşünme stili olan anarşik, oligarşik, içsel ve dışsal ise gerçekleştirilecek konu ya da işin gerekliliğine bağlı olarak her iki gruptaki düşünme stillerinin özelliklerini gösterebilirler (Zhu & Zhang, 2011). Örneğin, yasama düşünme stilini daha çok kullanan iki bireyden biri daha içsel diğeri ise daha dışsal eğilimli olabilir. Bu durum, yürütme düşünme stiline sahip iki bireyde de görülebilir (Buluş, 2005).   

    3. Zihinsel Benlik Yönetiminin Düzeyleri

Bireylerin zihinsel benlik yönetimleri iki düzeyde işlenmektedir. Global ve lokal olmak üzere iki tür düşünme düzeyi vardır.

Global düşünen kişiler daha genel ve bütünsel fikirlere odaklanır. Daha kapsamlı ve soyut konularla ilgilenmeyi, detayları göz ardı etmeyi ya da başkalarına bırakmayı tercih ederler. Kavramsallaştırmayı ve düşünceler dünyasında çalışmayı sever. Ormanın içindeki ağaçları değil,  ormanın kendisini görme eğilimindedirler.

Lokal düşünen kişiler ise daha somut ve ayrıntılara odaklanırlar. Çok fazla detay içeren problemler üzerine çalışmayı tercih ederler. Örneğin; böyle düşünen bir öğrenci küçük ve fazla sayıda egzersizin bulunduğu ev ödevinden zevk alırlar. Bu bireyler ormanı bir bütün olarak değil, onun parçası olan ağaçları görme eğilimindedirler (Buluş, 2005).

    4. Zihinsel Benlik Yönetiminin Alanları- Konuları

Zihinsel benlik yönetiminde içsel ve dışsal olmak üzere iki tür düşünme stili alanı vardır. 

İçsel düşünme stili’ nde bireyler içedönük, bağımsız, daha az sosyal, ilgisiz ve konu merkezli özellikler bulunmaktadır. Tek başına çalışmayı grupla yapılan işlere tercih ederler.

Dışsal düşünme stili’ nde bireyler dışadönük, insan merkezli, cana yakın ve daha yüksek düzeyde sosyaldirler. Diğerleriyle çalışmayı ve onlarla ilgili problemlerle uğraşmayı severler. Grup ya da işbirliğine dayalı öğrenme yaşantılarından zevk alırlar (Buluş, 2005).

    5. Zihinsel Benlik Yönetiminin Eğilimleri

Zihinsel benlik yönetiminde muhafazakar ve liberal olmak üzere iki tür eğilim vardır. 

Muhafazakar düşünme stili’ nde yönerge ve kurallara bağlı kalma durumu vardır. Değişime direnmeyi ve mümkün olduğunca belirsiz durumlardan uzak durmayı severler. Yaşamlarında bilinenleri, aşinalığı tercih ederler.   

Liberal düşünme stili’ nde mevcut yeniliklere ve kesin olmayan durumlara açıklık söz konusudur. Yönergeleri dikkate almadan hareket etmeyi, değişime açık olmayı, belirsiz ve kesin olmayan durumlarla karşılaşmayı severler. Değişimin olmaması durumunda sıkıntı yaşarlar ve üst düzey gelişimin, ilerlemenin olduğu durumlarda hem liberal hem de yürütme düşünme stillerini kullanabilirler (Buluş, 2005).

Düşünme Stilleriyle İlgili Araştırma Sonuçları

Araştırmalara bakıldığında, yüksek akademik başarının genelde birinci tip düşünme stilleri (yasama, yargı, global, hiyerarşik ve liberal) ile; düşük düzeydeki akademik başarının ise ikinci tip düşünme stilleri ile (yürütme, lokal, monarşik ve muhafazakar) ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır (Buluş, 2005).

Cinsiyet açısından yapılan analizlerde, erkeklerin kızlara göre yargısal, global, içsel ve muhafazakar düşünme stillerini daha çok kullandıkları görülmüştür. Buna bakılarak, erkeklerin bilgiyi daha karmaşık işledikleri, evrensel düşünme eğilimlerinin daha güçlü olduğu ve daha sosyal oldukları; kızların ise daha norm eğilimli ve geleneksel oldukları gözlemine ulaşılmıştır ( Buluş, 2005).

Aile ortamlarına göre düşünme stillerine bakıldığında ise, sadece dördüncü sınıf öğrencilerinden, ailelerini koruyucu-kollayıcı olarak algılayanların, demokratik– hoşgörülü olarak algılayanlara göre dışsal düşünme stilini daha yüksek düzeyde kullandıkları görülmüştür (Buluş,2005).

Yaşa göre incelendiğinde ise, yaş ilerledikçe yasama ve hiyerarşik düşünme stillerini kullanma düzeyinin yükseldiği; lokal düşünme stilini kullanma düzeyinin ise düştüğü görülmektedir( Buluş,2005).

Belirtilen düşünme stilleri ile problemlerle başa çıkma ve yeterlilik düzeyi arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Öğrencilerin, kendilerini problemlerle başa çıkmada yeterli algılama düzeyi yükseldikçe yasama, yargısal, hiyerarşik, oligarşik, anarşik, içsel, lokal ve liberal düşünme stillerini kullanma düzeylerinde yükselme; muhafazakar düşünme stilini kullanma düzeyinde ise azalma görülmüştür (Buluş,2005).

Diğer insanlara güvenme ile düşünme stilleri arasındaki ilişkiye bakıldığında da, tamamen güvenirim diyenlerin düşünme stillerinin dışsal olduğu görülmüştür (Buluş, 2005).

ZEKA TÜRLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Zeka Nedir ? • Öğrenme, öğrenileni kullanma ve öğrenilenlerden yeni çözüm yolları üretebilme kapasitemizdir. Düşünüp akıl yürütebilme; sorgulayıp sonuç çıkarabilme becerisi de diyebiliriz. • Mesela, “öğrenme” dediğimizde, zekânın öğrenme becerisiyle de ilgili olduğunu söylemiş oluyoruz. Öyleyse, müzik konusunda çok iyi bir kulağa sahip ve hızlı öğrenme becerisi olan birinin matematik işlemlerini öğrenmekte zorluk çekmesini nasıl ifade edebiliriz? Bu durumda, örneği verilen kişi için “zeki” veya “zeki değil” diyebilir miyiz? 

1980’'li yıllara kadar zeka, IQ adı altında dilsel ve matematiksel beceriler olarak tanımlanmış ve ölçülmüştür. Bu tanıma göre zekâ tek parçalı, tek unsurludur. Bu temel varsayımın yanı sıra insanların sabit bir zekâ ile doğduğu ve zekânın yaşam boyu çok az değişim geçirdiği inancı geçerli olmuştur. Ancak son yıllarda şiddetli eleştirilere hedef olan bu görüşler köklü bir değişim geçirmiştir.

Çoklu Zeka Kuramının İlkeleri 

İnsanlar farklı zekâ türlerine sahiptirler. Bütün zekâlar dinamiktir. Her insanın kendi zekâ türlerini tanıyabilme ve geliştirebilme olanağı vardır. Her insanın kendine özgü bir zekâ profili vardır. İnsandaki zekâlar tanımlanabilir ve geliştirilebilir. Her bir zekâ; bellek, dikkat, algı ve sorun çözme açısından farklıdır. Bir zekânın kullanımı sırasında, diğer zekâlardan da yararlanılabilir. Kişisel altyapı, kültür, kalıtım, inanç zekâların gelişiminde etkilidir. Bütün zekâlar, insanın kendisini gerçekleştirmesi yolunda farklı ve özel kaynaklardır. Şu anda bilinen zekâ türlerinden daha farklı zekâlar da olabilir.

Çoklu Zeka Kuramına Göre Farklı Zeka Türleri Doğacı Zeka Dilsel-Sözel Zeka MantıksalMatematiksel Zeka GörselUzamsal Zeka Kişisel-İçsel Zeka SosyalKişiler arası Zeka MüzikselRitmik Zeka BedenselKinestetik Zeka Çoklu Zeka Kuramı

DİLSEL – SÖZEL ZEKA • Sözcüklerle düşünme ve ifade etme, dildeki anlamları değerlendirme, sözcüklerdeki anlamları kavrayabilme, şiir okuma, mizah, hikaye anlatma, dilbilgisi, mecazi anlatım, soyut ve simgesel düşünme, kavram oluşturma ve yazma gibi karmaşık olayları içeren dili üretme ve etkili kullanma becerisidir.

DİLSEL-SÖZEL ZEKASI GÜÇLÜ OLAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ: • Sözcük hazineleri çok geniştir. Masal, hikaye ya da fıkra anlatmaktan zevk alırlar. Okumayı, sözcük oyunlarını ve bulmaca çözmeyi çok severler. Kafiyeli sözcükleri bulup kullanmaktan ve tekerlemeleri hızla söylemekten hoşlanırlar. Adlar, yerler, günler vb. şeyler konusunda hafızaları iyidir. Başkaları ile yüksek düzeyde sözel ilişki kurarlar. Küçük çocuklar kendilerine kitap okunmasından ya da hikaye anlatılmasından hoşlanırlar. Yaşından beklenenden daha iyi yazarlar.

MANTIKSAL – MATEMATİKSEL ZEKA • Sayılarla düşünme, hesaplama, mantıksal ilişkiler kurma, sonuç çıkartma, hipotez üretme, problem çözme, eleştirel düşünme, geometrik şekiller gibi soyut sembollerle çalışma, bilginin parçaları arasında ilişki kurma becerisidir.

MANTIKSAL – MATEMATİKSEL ZEKASI GÜÇLÜ OLAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ: • Her şeyin nasıl çalıştığını merak eder ve sorular sorarlar. Matematik en sevdikleri derstir. Matematiksel oyunlar onlara çok zevkli gelir. Dama, satranç gibi düşündüren oyunları oynamaktan zevk alırlar. Mantığa dayalı yapboz ya da matematiksel yetenek soruları çözmek çok hoşlarına gider. Olayların oluşumu ve işleyişi hakkında çok soru sorarlar. Soyut ve kavramsal düşünebilirler. Sebep-sonuç ilişkisi kurarlar. Bilgiler arasında bağlantılar kurarlar. Güçlü bir muhakemeleri vardır. Hesaplama ve sayma, sınıflandırma ve kategorize etme, bilmeceler/bulmacalar, strateji oluşturma ve oyunlar, karşılaştırma yapma gibi çalışmalar bu zeka türünü destekleyen çalışmalardandır.

GÖRSEL – UZAMSAL ZEKA • Resimler, imgeler, şekiller ve çizgilerle düşünme, üç boyutlu nesneleri algılama ve muhakeme etme becerisidir.

GÖRSEL-UZAMSAL ZEKASI GÜÇLÜ OLAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ: • Yap – boz, labirent gibi görsel faaliyetlerden hoşlanırlar. Çizimleri ve resimleri çok başarılıdır. Film, slayt gibi görsel gösterileri çok severler. Haritaları, çizelgeleri ve diyagramları, yazılı metinden daha kolay okurlar. Lego binaları gibi ilginç üç boyutlu yapılar inşa ederler. Kitaplardaki resimler, yazılanlardan daha öğretici bulunur. Yön duygusu gelişmiştir. Çocuklar yaşıtlarından daha çok hayal kurarlar. Zihinde görselleştirme, renk dalgaları kullanma, grafikleştirme, semboller, satranç, fotoğrafçılık, el sanatları, koleksiyonlar, legolar, bloklar, haritalar, renkli kalemler, tasarım ve coğrafya dergileri bu zeka türünü destekleyen çalışmalardandır.

BEDENSEL – KİNESTETİK ZEKA • Hareket, jest ve mimiklerle kendini ifade etme, beyin ve vücut koordinasyonunu etkili bir biçimde kullanma becerisidir.

BEDENSEL-KİNESTETİK ZEKASI GÜÇLÜ OLAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ: • Eşyaları ya da benzer şeyleri parçalara ayırarak tekrar birleştirmeyi severler. Tahta oyma, dikiş dikme, örgü örme, maket yapma gibi el becerileri isteyen işlerde yeteneklidirler. Bir veya birden çok sporla uğraşırlar. Koşmayı, zıplamayı, güreşmeyi çok severler. Uzun süre hareketsiz oturamazlar. Bir şeyi parçadan bütüne doğru öğrenirler. Söylenenden daha çok yapılanı hatırlarlar. Yaparak, yaşayarak, dokunarak ve hareket ederek en iyi şekilde öğrenirler. Başkalarının jestlerini ve yüz ifadelerini kolaylıkla taklit ederler. Spor etkinlikleri, tiyatro, el sanatları, kil çalışmaları, drama bu zeka türünü destekleyen çalışmalardandır.

MÜZİKSEL – RİTMİK ZEKA • Sesler, notalar, ritimlerle düşünme, farklı sesleri tanıma, çevreden gelen seslere, müzik aletlerine karşı duyarlılık ve yeni sesler ve ritimler üretme becerisidir.

MÜZİKSEL-RİTMİK ZEKASI GÜÇLÜ OLAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ: • Pek çoğunun güzel sesi vardır ya da güzel şarkı söylerler. Müzik aleti çalmaya heveslidirler ya da çalıyorlardır. Müzik dinlemeyi sever, öğrendikleri şarkıları söylemekten çok hoşlanırlar. Koro ya da benzer faaliyetlere katılmaktan zevk alırlar. Şarkı melodilerini hatırlarlar. Ritmik bir konuşma ve/veya hareket şekline sahiptirler. Çevresel seslere karşı çok duyarlıdırlar. (örn:çatıdaki yağmur sesi). Çalışırken masaya ya da sıraya ritmik olarak vurdukları gözlemlenir. Müzik çalan bir ortamda daha verimli çalışırlar. Ritim, şarkı, dans, müzik kavramlarını öğretme, koro bu zeka türünü destekleyen çalışmalardandır.

SOSYAL – KİŞİLER ARASI ZEKA • Grup içinde çalışma, sözel ve sözsüz iletişim kurma, insanların duygu, düşünce ve davranışlarını anlama, yorumlama ve insanları ikna edebilme becerisidir.

SOSYAL – KİŞİLER ARASI ZEKASI GÜÇLÜ OLAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ: • Liderlik özelliklerine sahiptirler, arkadaşları arasında popülerdirler. Doğal lider olarak görülürler. Sosyal faaliyetlere katılmaktan zevk alırlar. Kulüplerde, organizasyonlarda, komitelerde yer almayı severler. Birden fazla yakın arkadaşları vardır. Başkalarına önem verir ve onlar için endişelenirler. Sorunları olan arkadaşlarına önerilerde bulunurlar. Beraber olduğu insanları, arkadaşlarını gözetirler. Diğer insanlara bir şeyler anlatmaktan hoşlanırlar. Takım oyunları, tartışma grupları, sosyal etkinlikler, kulüp, dernek ve vakıflar bu zeka türünü destekleyen çalışmalardandır.

KİŞİSEL – İÇSEL ZEKA • İnsanın kendi duygularını, duygusal tepki derecesini, düşünme sürecini tanıma, kendini değerlendirebilme ve kendisi ile ilgili hedefler oluşturabilme becerisidir.

KİŞİSEL – İÇSEL ZEKASI GÜÇLÜ OLAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ: • Bağımsız ve kendi başlarına buyrukturlar. İlgi duydukları şeyler ya da hobileri hakkında pek fazla konuşmazlar. Duygularını eksiksiz, abartmadan, olduğu gibi söylerler. Genelde tek başına çalışmayı ve oynamayı severler.

DOĞACI ZEKA • Doğadaki tüm canlıları tanıma, araştırma becerisidir.

DOĞACI ZEKASI GÜÇLÜ OLAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ: • Doğayı sever ve korurlar. Hayvan besleme ve bitki yetiştirmeye istekli olurlar. Çevrenin temiz tutulması konusunda duyarlıdırlar. Açık havayı (doğayı) kapalı ortamlara tercih ederler. Yeni bitki ve hayvan türleri görmek onların ilgisini çeker. Belgesel izlemeyi ve bahçede çalışmayı severler. Doğa olayları ilgilerini çeker.

Herkes yukarıdaki zeka türlerinden hepsine değişen oranlarda sahiptir. Bazı zeka türleri diğerlerine göre güçlü olabilir. Ancak tüm zeka türleri gelişime açıktır.

İş Hayatında Pratik Uygulamalar: Başarıyı Katlama Rehberi

Kişisel potansiyeli bilmek, iş hayatında verimliliği doğrudan artırır. Zekâ türleri, düşünme ve öğrenme stillerinin iş ortamındaki pratik uygulamaları şunlardır:

🧠 Zekâ Türlerinin Gücünü Kullanmak

Sözel ve Mantıksal Zekâ: Karmaşık sözleşmeleri analiz etmek, bütçe raporları hazırlamak ve stratejik planlama yapmak için bu yetenekleri öne çıkarın.

Görsel ve Dönemsel Zekâ: Proje sunumlarında infografikler kullanın. Verileri görselleştirerek yönetim kurulunu daha kolay ikna edin.

Sosyal Zekâ: Kriz anlarında arabuluculuk yapın. Ekip içi çatışmaları çözerek liderlik pozisyonunuzu güçlendirin.

📊 Düşünme Stillerine Göre Görev Dağılımı

Analitik Düşünenler: Risk analizi ve veri madenciliği gerektiren kritik projeleri bu kişilere teslim edin.

Yaratıcı Düşünenler: Tıkanan projelerde beyin fırtınası seanslarını yöneterek yenilikçi (inovatif) çözümler üretin.

Pratik Düşünenler: Teorik planları sahada uygulanabilir, adım adım eylem planlarına dönüştürün.

🔄 Öğrenme Stilleriyle Hızlı Adaptasyon

Görsel Öğrenenler: Yeni bir yazılım veya sistem öğrenirken şemalar, video eğitimleri ve akış diyagramları talep edin.

İşitsel Öğrenenler: Sektörel podcast'leri dinleyin. Yeni stratejileri ekip arkadaşlarınızla sesli tartışarak pekiştirin.

Kinestetik (Dokunsal) Öğrenenler: Yeni görevleri "yaparak öğrenme" (learning by doing) yöntemiyle, doğrudan uygulamanın içine girerek deneyimleyin.

🎯 Kariyer Yolunu Doğru Çizmek

Güçlü Yönleri Eşleştirmek: Sorumluluklarınızı baskın zekâ türünüze göre seçin. Örneğin; sosyal zekanız yüksekse satış, insan kaynakları veya müşteri ilişkileri rollerine yönelin.

Kör Noktaları Yönetmek: Zayıf olduğunuz düşünme stillerini fark edin. Analitik yönünüz zayıfsa, finans veya veri yönetimi eğitimleri alarak bu açığı kapatın.

📈 İşte Verimliliği ve Odaklanmayı Artırmak

Kişiselleştirilmiş Öğrenme: Şirket içi eğitimlerde zaman kaybetmeyin. Görsel eğilimliyseniz video ve grafik içerikler isteyin; kinestetikseniz sürece canlı uygulamalarla dahil olun.

Zaman Yönetimini Optimize Etmek: Düşünme stilinize uygun işleri günün en verimli saatlerine planlayın. Yaratıcı odaklıysanız strateji geliştirmeyi sabah, rutin işleri öğleden sonraya bırakın.

🤝 Görünürlüğü ve İletişimi Güçlendirmek

Yöneticinizle Doğru İletişim: Yöneticinizin düşünme tarzını çözün. Analitik bir lidere duygusal argümanlarla değil, rakamlar ve grafiklerle sunum yapın.

Takım İçinde Fark Yaratmak: Projelerde eksik olan düşünme stilini tamamlayın. Herkes teoride kalırken pratik stilinizi devreye sokup işi bitiren kişi olun.

Kariyerinizde zirveye ulaşmak, başkalarının kurallarıyla oynamak değil; kendi zekâ türünüzü, düşünme ve öğrenme stilinizi birer süper güce dönüştürmektir. Unutmayın; parmak iziniz kadar benzersiz olan bu zihinsel kodları çözdüğünüzde, iş hayatında sadece çalışan değil, yön veren olursunuz.

Şimdi sıra sizde: Bugün kendinize bir iyilik yapın, en güçlü zekâ ve düşünme tarzınızı keşfedin ve kariyerinizi kendi doğanıza göre yeniden şekillendirin!

ÖĞRENME STİLLERİ

Öğrenme, kişilerde oluşan nispeten kalıcı değişmelerdir. Öğrenme sonucunda mutlaka davranış değişikliği olmalıdır. Öğrenme, bireyin aktif oluşunun, birtakım edimlerde bulunmasının ya da yaptığı egzersizlerin sonucudur.
Öğrenme stilleri bireylerin bilgiyi alma, tutma ve işleme sürecindeki karakteristik güçlülük ve tercihleri olarak tanımlanmaktadır. Öğrencilerin, öğrenme çevresini nasıl algıladıklarını, bu çevreyle nasıl etkileşim kurduklarını ve nasıl tepki verdiklerini ortaya koyar.
Birey kendi öğrenme stilini bilirse sorun çözmede ve etkili ve başarılı öğrenmeyi gerçekleştirmede kendi stilini kullanarak yaşamını planlayabilir.
Öğrenip başarılı olduğunu gördüğünde bireyin kendine güveni artar ve benlik saygısı gelişir. Ayrıca, öğrenme stillerini bilmek ve öğrenme – öğretme etkinliklerini buna uygun tasarlamak, öğrenme güçlüğü var diye nitelediğimiz pek çok öğrencinin gerçekte bir öğrenme güçlüğü olmadığını, uygun ortamlar ve uyarıcılar sunulduğunda böyle nitelenen öğrencilerin de kolaylıkla öğrenebildiklerini gösterebilir.
Öğrenme Stilinin Boyutları 3 Tanedir.
  1. BİLİŞSEL: Bilgiyi alma, işleme, depolama, kodlama ve kodları çözme biçimini ifade eden öğrenme stili modelleri.
  2. DUYUŞSAL: Güdü, dikkat, denetim odağı, ilgiler, risk almaya isteklilik, sebat, sorumluluk ve sosyal hayattan hoşlanma gibi alanlarla ilgili kişilik özellikleri ve heyecansal özellikleri vurgulayan öğrenme stili modelleri.
  3. FİZYOLOJİK: Duyusal algı(görsel, işitsel, kinestetik, dokunma ve tat alma ile ilgili), çevresel nitelikler(gürültü düzeyi, ışık, ısı ve oda düzeni), çalışma sırasında yiyecek ihtiyacı ve gün içinde en uygun ve en ideal öğrenmenin gerçekleşeceği zaman dilimini vurgulayan öğrenme stili modelleri.
bsse.jpg
Öğrenme Stilleri ile İlgili Bir Takım Değişkenler
Cinsiyet: Erkekler ve kızlar genellikle farklı şekillerde öğrenirler. Erkekler daha görsel, dokunsal ve kinestetik olma eğilimindedirler ve informal bir çevre düzeninde harekete ihtiyaç duyarlar. Ayrıca erkekler daha az itaatkardırlar ve kızlara göre akranları ile öğrenmeyi daha çok tercih etmektedirler.
Yaş: Öğrenme stilleri zaman içerisinde okulda kaldıkları süre boyunca ve büyüdükçe değişmeye devam eder.
Tek başına öğrenme, bir yetişkin ya da öğretmen ile öğrenme gibi sosyolojik tercihler zaman içerisinde yaşla ve olgunlaşma ile birlikte gelişime bağlı olarak değişmektedir.
Öğrenme Stillerini Uygulama İlkeleri
a. İnsanların çoğu öğrenebilir.
b. Öğretimsel çevreler, kaynaklar ve yaklaşımlar farkı öğrenme stillerine göre ayarlanabilir.
c. Herkesin gücü vardır, ama bu güçler farklı farklıdır.
d. Herkesin öğretimsel tercihleri vardır ve bunlar ölçülebilir.
e. Öğrenme stillerine göre yapılan düzenlemelerden sonra öğrenci başarısı artar.
f. Öğretmenler öğrenme stillerini öğretimleri sırasında kullanabilirler.
ÖĞRENME STİLİMİZ YAŞAM BOYU DEĞİŞMEZ AMA YAŞAMIMIZI DEĞİŞTİRİR.

Yaratıcılık; kalıpların dışına çıkabilen, özgün fikirler üreten ve karmaşık sorunlara yenilikçi çözümler getiren zihinsel bir süreçtir. Sadece sanatta değil, bilimden teknolojiye hayatın her alanında problem çözme becerisini artırır.
Çoğu zaman yaratıcılığın sadece doğuştan gelen ve seçilmiş birkaç kişiye bahşedilmiş bir yetenek olduğuna inanırız. Oysa bilim ve psikoloji, yaratıcılığın her insanda var olan ve düzenli pratiklerle geliştirilebilen bir kas olduğunu söylüyor. Günlük rutininizden sıkıldınız mı ya da işinizde tıkanıp kaldığınız anlar mı oluyor? Cevabınız evetse, doğru yerdesiniz. Bu yazımızda 'yaratıcılık nedir' sorusunun cevabını arayacak ve hayatın her alanında yaratıcı düşünme becerinizi nasıl artırabileceğinizin ipuçlarını inceleyeceğiz.
Zihninizde uçuşan o karmaşık fikirleri nasıl gerçeğe dönüştüreceğinizi hiç düşündünüz mü? Yaratıcılık, yeni ve hayal gücüne dayalı fikirleri hayata geçirme eylemidir. Hayatın en büyük problemleri ya da en parlak buluşları, her zaman sıradan olanın dışına çıkabilen bu eşsiz yeteneğin eseridir. Gelin, yenilikçi düşüncenin temellerine inelim ve zihnimizin sınırlarını birlikte kaldıralım.
Yaratıcılığı geliştirmek bulunduğumuz dönemde artık çok daha önemli. Hangi bölümde okursan oku hangi mesleği seçersen seç yaratıcı olman seni her zaman farklılaştırır. 
Yaratıcı olmak kişinin hayatına ve çevresine renk katar. Bu yüzden yaratıcı düşünebilen insanlara her zaman ihtiyaç vardır. En sistematik ve resmi mesleklerde bile farklı düşünen insanlar her zaman daha başarılı olmuştur. 
Diğerlerinin görmediği bakış açılarına sahip olman hem eğitim hem sosyal hem de profesyonel hayatında seni çok başarılı noktalara taşıyabilir ve bir başkasına ilham olabilirsin. Bu yazımızda senin için  sınırlarını aşman ve farklı düşünebilmen için tavsiyelerde bulunduk.
    • Soru Sor
Soru sormak problemi net olarak anlaman ve çözüm üretmen için ilk adım olmalı. Duruma göre doğru soruları sormalısın. Sorularını herkesin anlayabileceği şekilde basit tutarsan farklı fikirler üretmen daha kolay olur.
Basit ve doğru sorular sayesinde zihnin dağılmaz ve fikirlerine daha çok odaklanabilirsin. Yaratıcılığını geliştirmek için probleme ‘neden’ ve ‘nasıl’ sorularını sorarak pek çok yaratıcı düşünce ortaya çıkarabilirsin. 
    • Araştır 
Problem ya da fikir üretmek istediğin konu hakkında araştırma yapman daha fazla bakış açısı görmen demek. Farklı pencerelerden bakan insanların yaptıklarını görerek ilham alabilirsin. Bu da yaratıcılığını önemli ölçüde etkiler ve fikir yaratma sürecini kısaltır.
Araştırmak sadece başkalarının yaptıklarını gözlemlemek değildir. 
Fikir üretmek istediğin konuyu enine boyuna araştırarak daha fazla bilgi edinebilirsin. Böylece bilgi birikimin artar ve sorgulama gücünü gelişir. 
    • Genel Kültürünü Artır
Genel kültürünü artırmak hayatının her alanında sana çok şey kazandırır. Genel kültürü yüksek insanlar genelde inisiyatif alırlar. Bunun için bol bol kitap okuman, birçok yer görmen, film izlemen, dinlemen ve daha birçok aktivite yapman gerekiyor.
Genel kültürünü artırırken oldukça eğlenebilirsin. Eğlenirken öğrenir, kendini daha iyi ifade eder ve insanlarla konuşacak ortak konular bulabilirsin. Gittiğin yerler, izlediğin filmler sana fikir verir ve yeni şeyler üretmeni sağlar. 
    • Beyin Fırtınası Yap 
Yaratıcılığı geliştirmek için beyin fırtınası yapmak oldukça önemli. Beyin fırtınası yaparak zihninin derinliklerindeki fikirleri ortaya çıkarabilirsin. Burada dikkat etmen gereken şey zihnini özgür bırakman ve düşüncelerini engellememen.
Kendini kısıtladığın sürece fikirlerin de kısıtlı kalır ve yaratıcı olamazsın. Farklı düşünmek için fikirlerin uç ya da uygulanamaz olsa da kendini kısıtlamadan hayal et. Hayal ettikçe beyin kasların daha fazla çalışır ve yaratıcılığını geliştirirsin. 
    • Farkındalık Kazanmak 
Çevrende olup bitenleri seyretmek, doğayı seyretmek, manzara izlemek, sesleri dinlemek dünyayı ve kendini gözlemlemek, yaratıcılığını canlandırmak için en etkili yöntemlerden biri. Çoğu sanatçının içindeki ilham sesini dinlemek için dünyayı gözlemlediklerini hepimiz biliyoruz. 
Bakmak yerine görmeyi tercih edenler için her şey ilham kaynağıdır. Teknoloji alanında doğadan ilham alınarak tasarlanan birçok icat görüyoruz. Sen de çevreyi gözlemleyerek yeni fikirler üretir, fark yaratırsın. 
Yaratıcılık bildiğin şeyleri bilmediğin yollarla birleştirmektir. Yaratıcılığı hayatının her alanına taşıyıp fark yaratmak için bu adımları takip edebilir, meslek ve sosyal hayatına yeni renkler katabilirsin. Herkes kreatif düşünür olarak doğmayabilir fakat sınırları kaldırıp zihnini dinlediğin zaman yaratıcılığı geliştirmek kaçınılmazdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendini Gerçekleştir: Ruhsal Güçlen, Dayanıklılığı Arttır

Karma ve Özgür İrade

Düş Yolunda Rehberlik: Şamanik Trans ve Rüyaların Şifası