İçsel Yolculuğun Rehberliği: PDR İlke ve Teknikleri

Hayatın karmaşası içinde zaman zaman yönümüzü kaybettiğimiz, kendimizi çıkmazda hissettiğimiz anlar olur. Böyle durumlarda dışarıdan profesyonel bir bakış açısı, yaşam kalitemizi dönüştürecek en büyük adımdır. Tam bu noktada devreye giren Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR), yalnızca sorun çözmekle kalmaz; bireyin kendi potansiyelini keşfetmesini sağlar.

Psikolojik danışma süreci, gelişigüzel bir sohbetten çok öte, bilimsel ilkelere ve tekniklere dayanan yapılandırılmış bir yardım ilişkisidir. Gizlilik, koşulsuz kabul ve gönüllülük gibi sarsılmaz etik temeller üzerine inşa edilen bu süreç, danışan ile danışman arasında derin bir güven bağı kurar. Peki, bu büyülü süreç nasıl işler? Doğru soruları sorma, duyguları yansıtma ve empati kurma gibi ustalık gerektiren teknikler, iç görünün kapılarını nasıl aralar?

Bu yazımızda, psikolojik danışma odasının sihrini yaratan temel ilke ve tekniklerin derinliklerine iniyor, kendimize dışarıdan bakmanın ve profesyonel bir rehberliğin hayatımızı nasıl değiştirebileceğini keşfediyoruz.

Terapötik ilişkinin dinamik yapısını oluşturan gizlilik, özerklik ve koşulsuz olumlu kabul gibi kavramlar, rastgele seçilmiş normlar değil; danışanın psikolojik iyi oluşunu (psychological well-being) optimize etmek amacıyla geliştirilmiş aksiyolojik temellerdir. Seans odasında gerçekleşen sözel ve sözel olmayan her etkileşim, içeriğin yansıtılmasından yüzleştirmeye kadar uzanan mikrosel becerilerin (micro-counsling skills) ve kanıta dayalı tekniklerin birer tezahürüdür. Bu bağlamda, tekniklerin doğru taksonomi ile uygulanması, danışanın direncinin kırılmasında ve terapötik ittifakın güçlendirilmesinde birincil öneme sahiptir.

Psikolojik danışma, ampirik temellere dayanan, sistematik ve yapılandırılmış bir klinik müdahale sürecidir. Bu sürecin başarısı, yalnızca kuramsal bilginin varlığına değil; bu bilginin metodolojik ilkeler ve bilimsel teknikler aracılığıyla uygulamaya aktarılabilme becerisine bağlıdır. Hümanistik psikolojiden bilişsel davranışçı ekollere kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu disiplin, insan davranışını ve bilişsel süreçleri anlamlandırmada belirli bir metodolojiyi takip eder.

* Gönüllülük ve Özerklik (Autonomy): Danışanın self-determinasyon (kendi kaderini tayin etme) hakkına saygı gösterilmesi ve sürecin içsel motivasyona dayalı yürütülmesi esastır.

* Koşulsuz Olumlu Kabul: Rogersiyen hümanistik ekolün temeli olan bu ilke, danışanın varoluşsal değerinin yargılanmadan, bütünüyle onaylanmasını ifade eder.

* Gizlilik ve Sınırları (Confidentiality): Bilgilerin saklanması sadakat (fidelity) ilkesinin bir gereğidir; sınırları ise yalnızca kendine veya başkasına zarar verme riski (tarasoff kuralı) gibi yasal durumlarla çizilmiştir.

* Bütüncül ve Çok Kültürlü Yaklaşım: Bireyin biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak, kültürel bağlamı (etnisite, toplumsal cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey) içinde değerlendirilmesi zorunluluğudur.

Metodolojik Terapötik Teknikler ve Müdahaleler

* Yapılama (Structuring): Terapötik kontratın oluşturulması; sürecin hedefleri, sınırları, roller ve kuramsal çerçevenin danışana aktarılarak belirsizliğin (anksiyetenin) azaltılmasıdır.

* İçerik ve Duygu Yansıtması (Paraphrasing & Reflection of Feeling): Danışanın bilişsel şemalarının ve afektif (duygusal) durumunun aslına sadık kalınarak yeniden formüle edilmesi; empati düzeyinin ve içgörünün artırılmasını sağlar.

* Açıklık Getirme ve Sondaj (Clarification & Probing): Muğlak veya çelişkili ifadelerin, ampirik veriye dayalı olarak netleştirilmesi amacıyla uygulanan derinlemesine bilişsel sorgulama stratejisidir.

* Yüzleştirme (Confrontation): Danışanın sözel ifadeleri ile davranışları veya savunma mekanizmaları arasındaki tutarsızlıkların, terapötik bağ zedelenmeden analitik bir dille fark ettirilmesidir.

* Özetleme (Summarizing): Seans içi tematik örüntülerin sentezlenmesi, gestalt bütünlüğünün sağlanması ve bilişsel entegrasyonun gerçekleştirilmesi aşamasıdır.

 PD koşulları ve etkileri:

Sorunları anlamanın ve farkında olmanın dört boyutu vardır.

1. Duygular, 

2. Bu sorunların nasıl algılandığına ilişkin düşünceler 

3. Davranış 

4.Kişilerarası ilişkiler

PD Sürecinin Basamakları

1. Danışanla ilk ilişkinin kurulması:  

Adıyla hitap et. Rahat değilse havadan sudan konuş. Aktif dinle. Katılmasını bekle. İçten ol.

2. Danışan tarafından sunulan Problemin Tanımlanması: 

Değerlendirme yapılır. Sana göre bu konudaki sorun ne? Sorusunu sor.

3. Amaç oluşturma: 

Danışanın içinde bulunduğu durum ile olmak istediği durumu anlatırken sözlere dikkat et! Satır arası oku çünkü bir danışan bunu açıkça ifade edemeyebilir.

Genel hedefler, ara ve kısa vadedeki hedefleri dikkate al. Nihai hedefe ulaşmada kısa hedefleri gerçekleştirmek önemlidir. önce bu hedefler gerçekleştirilmeli. Orta ve kısa vadede gerçekçi düşünmeyi öğret! Yani ulaşılabilir hedefler göster.

4. Müdahalede Bulunma: 

• Birey merkezli yaklaşım: ilişkiye önem verir. Danışman müdahaleden çok sürece dahil olur.

• Varoluşçu yaklaşım: danışanları kendi seçimlerinin sorumluluklarını fark etme ve üstlenme konusunda teşvik eder.

• Davranışçı: gerçek dünyasında değişime ve kişisel yeterliliklerinin arttırılmasına yönelik davranışları tetikler. 

 

Problem tanımlandıktan sonra danışana daha öncesinde sorunun çözümü için izledikleri yollar ve girişimler sorulur.

Problemle bağlantılı yollar bulunmaya çalışılır. Örneğin; bilişsel algı sorunu varsa olumlu bakış açısı geliştirmesine yönelik, - sosyal çevre (aile, arkadaş vb.) kaynaklanıyorsa bunları değiştirmeye yönelik - kişinin kızması, üzülmesi gibi duygusal ise duygularını açmasını kolaylaştırmaya yönelik. Boş sandalye en etkili yöntemdir. 

Başkalarını etkilemek için davranışlara yönelik olarak davranışsal müdahaleler yapılmalıdır. Başarılı davranışlar yapmasını sağlanmalıdır.

5. Sonlandırma ve İzleme:

Bir pd süreci dört ya da altı seans sürer. Bunu bir kaç seans öncesinde danışana artık oturumlarımızı sonlandıracağız şeklinde belirtmek gerekir. Sonrasında izleme seansı yapılmalıdır.

Danışanla ilk iletişimde olması gerekenler:

Carl Rogersa göre: Doğru empati, psikolojik danışmanın samimiyeti saydamlığı (counselor genuiness) ve danışana yönelik koşulsuz kabul ve saygı (unconditional caring and positive regard) yer alır.

Psikolojik danışmanın İçtenliğini İleten Koşullar:

• Tutarlılık: beden dili ve sözel iletişim uyumlu olmalı.

• Açık olma ve kendini açma: Zamanı geldiğinde kendinden de örnekler verilmeli. Danışan sürekli soru soruyorsa "Bugün kendiniz hakkında konuşmak konusunda endişeli gibisiniz! , benim hakkımda çok soru soruyorsunuz." gibi cümleler kullanılabilir. Kaynaşma ve terapötik ilişki için gereklidir. Paralel kendini açma yapılmalıdır. Örneğin; anne babanın beklentilerini karşılayamıyormuş gibi hissetmenin ne demek olduğunu biliyorum. Senin yaşlarındayken böyle hissetmiştim vb.

• Şimdi ve burada: Konu açılmasına ve geribildirim sağlanmasına yardımcı olur. Odağı danışan üzerinde tutar. Gizli ve üstü kapalı duyguları açığa çıkarır. Nasıl yapılır?

1. Psikolojik danışman gördüğünü meydana geldiği anda açıklamalı, görüşmenin sonraki aşamalarını bekleyip etkinin kaybolmasına neden olmamalıdır.

2. Şimdiki zaman kullanılmalı. Örneğin: " bu konudan rahatsız olmaya başlıyorum" gibi.

3. Psikolojik danışman karşı aktarım konularında kullanmamalı.

Koşulsuz kabul ve saygının ifade edilmesi:

Sözsüz davranışlar: Ses tonu yumuşak, yatıştırıcı Yüz ifadesi gülümsemeli ve ilgili. Göz teması direk ona bakar şekilde olmalı.

Destekleyici tepkiler:

Psikolojik danışman yargılayıcı, eleştirel olmayan sözlü ve sözsüz iletişimle kabul durumunu iletirler. Olumlu bir özellik ya da tavrı yorumlayan ve danışana teşvik veya destek sağlayıcı ifadelerdir. Olumlu geribildirim sağlar. Örneğin; " bu konu hakkında gerçekten çok çabaladığını görüyorum." "Şu anda duygularınıza yakınlaşmanıza izin veriyorsunuz." "Şu anda rahatsız edici veya acı verici bir şeyler keşfetmek anlamına gelse dahi bu riski alabilirsiniz."

Çocuklarla Psikolojik Danışma:

  1. Göz teması sağlanmalıdır. Oturma düzeni rahat, kuklalar, oyuncaklar, minderler olmalıdır.
  2. Dilimizi onlara uygun kullanmalıyız. Henüz yetişkin cümlelerini anlamayacak düzeyde olabilirler.
  3. Dikkat konsantresi daha kısadır. Oyun yoksa 20dk. Sürmelidir.
  4. Samimi, sıcak, içten, anlayışlı, kabul, sevgili ve ilgili olunmalıdır.
  5. Danışanın mesajlarının yansıtılması ve başka sözcüklerle anlatılmalıdır.
Bilişsel unsur; durumlar, olaylar, kişiler ve nesnelerle ilgili düşünceler ve fikirler olabilir. Bu unsur " ne oldu?" Sorusunun yanıtıdır.
Duygusal unsur; ne hissediyor? Sorusunun yanıtıdır.
İçerik yansıtma: bilişsel unsurla ilgilidir. Başka cümlelerle yansıtılır. Örneğin; "gibi geliyor..." Kullanılmalıdır.
Danışan: Kendimi alıkoyamıyorum.
Danışman: Kendini kontrol edemiyorsunuz gibi yeniden dile getirilir.
Hatırlama, içeriği belirleme, anahtar sözcükle yeniden ifade etme ve algı yoklaması(Gibime geliyor) süreçleri yapılmalıdır.
Duygu yansıtma: önce duygu belirlenir, duyguları tanımlayacak sözcük seçme, kendi algımızı danışana yansıtma şeklinde olur.
Danışan: altı aydır bu projede çalışıyorum ve başarısız oldu.
Psikolojik danışman: çözüme bu kadar yaklaşmak ve başarısız olmak gerçekten sinir bozucu olmalı.
Danışanın sorunlarını Değerlendirme:
Değerlendirme, danışanın kaygıları ile ilgili bilgi toplamak ve çıkarımlar yapmak amacıyla psikolojik danışmanın yaptıklarıdır.
Değerlendirmenin öğeleri: ön görüşme ve öz geçmiş almadır. Ön görüşmede hazırlık evresidir. Bilgi toplanır. 2. Görüşmede sorunlar ele alınır. Ancak kriz durumu varsa hemen bu konuya yoğunlaşılır. 1 saat sürmelidir. " bu görüşmede bilgi alacağım. Seni tanımak amacıyla sorular soracağım ailen, işin, arkadaşların hakkında. Gelecek hafta seni danışma almaya yönelten konularla başlayacağız." Denir.
- Psikolojik terimlerle konuşmamak gerekir.
- Karmaşık çıkarımlar yapılmaz.
- Raporda ön yargı yapılmamalıdır.

Sorunun Tanımlanması:

1. Öğeler

• Soruna eşlik eden duygular:

• Bilişler: düşünceler, inançlar, algılar, içsel diyaloglar

• Davranışlar:

• Fiziksel yakınmalar (somatik):

• Sorunun Kişilerarası yönü: aile, arkadaş, vb. ilişkilerindeki etkileri

Değerlendirme ile ilgili Beceriler

Açıklayıcı Sorular: danışanın anlaşılmaz ifadelerini yeniden açıklaması istenir.

Açık uçlu sorular: Ne, nerede, ne zaman, nasıl soruları sorulur. Ne sorusuyla gerçeklere ve bilgiye, nasıl sorusuyla duygular ve olayların sırasına, kim sorusuyla insanlarla ilgili bilgilere, ne zaman sorusuyla ortama ulaşılır. Nerelerde kullanılır:

1. Görüşmeyi başlatırken:

• Ne hakkında konuşmayı istersin?

• Seni danışma almaya iten nedir?

• Bu hafta senin için nasıl geçti?

• Bugün nereden başlamak istersin?

2. Danışanın ayrıntı ortaya koymasını özendirme:

• Kontrolü kaybettiğinde ne olur?

• Başka kim sorununa katkı yapar?

• Bu tepkinin ne zaman farkına vardın?

• Olaylar nasıl olsaydı senin için daha iyi olurdu?

3. Örnekleri ortaya çıkarma:

• Böyle olduğunda ne yaparsın?

• Bu konuda tam olarak ne hissediyorsun?

• Yoğun üzüntünde nerede ne yapıyordun?

Kapalı uçlu sorular: belirgin bilgiler lazımsa kullanılmalı. Yoksa süreci kısıtlar. Konuşmaya teşvik etmez.

Bağlama ifadesi: danışanın içinde bulunduğu hayat şekli öğrenilmelidir. Danışanı olay, Duygu, düşünce, koşulu ele almaya ve diğer olaylar, bağlantılarını araştırmaya davet eder.

Doğrulayıcı ifadeler: belirli bir bilginin doğru olarak anlaşılmasını sağlar.

Danışana hikâyesini etkin ve empati dinlediğini gösterir. Varsayımlarında doğrulayabilir. Danışanın durumunu danışmanın bakış açısıyla daha net görmesini ve kendini keşfetmesini sağlar.

Psikolojik Danışmada Amaçlarının işlevleri:

• Güdüleyici etkisi vardır. Danışan yaşamında ne gibi değişiklikler istediğini belirlemek için cesaretlendirildiğinde bunlara ulaşması daha kolay olur. Danışan amaç oluşturmaya etkin şekilde katılmalıdır.

• Eğitsel işlevi vardır. Danışanın yeni yaşam tepkisi kazanmasına yardım eder. Amaçlarını nasıl yapılandırılacaklarını değil, aynı zamanda davranış ve düşünce değişikliklerine de yeni bir bakış açısıyla bakarlar. Örneğin; bir piyanist önce bilişsel olarak performansını tekrar etmesi.

• Değerlendirici işlev: Müdahale seçilir. İstenen bir sonucu yani danışma sürecinin başarılı olduğu noktayı temsil eder.

Amaç oluşturmanın Belirleyicileri:

1. Süreç amaçları: Danışanın değişimi için gerekli olan terapötik koşulların sağlanmasıyla ilişkilidir. Bunlar terapötik yakınlık kurma, tehdit edici olmayan bir ortam oluşturma, doğru empati, olumlu kabul geliştirme ve iletme gibi genel amaçlardır. Her danışan için aynıdır.

2. Sonuç amaçları: Her danışan için farklı olmalıdır. Danışanın başarmak için üzerinde çalışması konusunda anlaştığınız ortak amaçlardır. Somut, Gözlenebilen ve görülebilen amaçlar olmalıdır. Sonuç amaçlarının öğeleri:

  • İyi ifade edilmeleri,
  • İstenen davranışların meydana geleceği koşulları göstermesidir. Danışanın yeni davranışları uygulayabileceği ortamları dikkatli belirlenmelidir.
  • Uygun ve gerçekçi bir değişim miktarı veya düzeyi seçilmesiyle ilgilidir.
  • Danışan yeni davranışın ne kadarını gerçekleştirmeye çalışacak? Örneğin; 3000. Kaloriden bir anda 300 kaloriye düşmeye çalışma imkânsızdır. Normali. 1800 düşmektir.
  • Gerçekleştirilebilir amaçlar koyulmalıdır.

Amaç Oluşturma Becerileri:

  1. Sözel amaç oluşturma becerileri: Sözel katılım, yansıtmalar, özetlemeler, cesaretlendirme ifadeleri kullanılır.
  2. Gözünde canlandırma tepkisi: danışanın farklı nasıl bir dünyası olabileceği veya dünyasını nasıl farklılaştıracağı konusunda düşünmeye davet eder. "Gelecek yıl okulu bitirdiğinde girebileceğin ideal iş ne olabilir? Sorusu hedefe dönük sorulabilir. Bu hayaller hakkında soru sormaya benzer. Geleceği, benlik algısı hakkında danışana hayal kurdurulur.
  3. Sözel yüzleştirme: danışanın kaçındığı bir düşünce, duygu ve davranışla karşılaşmasını sağlayan bir tepki olarak görmektir. "Sen şöyle demiştin." Birinci kısmıdır. Özetleme ve duygu yansıtması şeklindedir. "Fakat şu söylediğine bak" çelişen ifadeler söylenir. Örneğin; danışan: tanımadığım insanlarla konuşamam. Danışman: (ima ederek) fakat beni o kadar iyi tanımıyorsun. - tutarsızlıkları fark edilmesini sağlar. Tutarlı olmaya yöneltir. - doğrudan ve açık iletişim sağlar. Danışanın davranışının aynasıdır. - Davranış değişimi ve eylem planı başlangıcıdır. Olumlayıcı tepki: "senin bunu yapabileceğini biliyorum. Böyle ol!" Mesajı verir. "Yapabilirsin, yapma olasılığın var" gibi ifadelerle başlatılır. Danışanın elindeki seçenekleri belirler.

Amaç Oluşturma Haritası:

1. Bir ana amaç seçin.

2. Bu ana amaca varmak için atılması gereken beş adım ( alt amaç) oluştur.

3. Her bir alt amaca ulaşmak için yapmanız gerekenleri yazın. Bunları oluştururken şunlara dikkat edilir:

• Alt amaçları danışanın mevcut yetenekleri ve güçlü yanları üzerine inşa edin.

• Değer yargılaıyla uyumlu amaçlar oluştur.

• Danışanın makul koşullarda gerçekleştirebileceği amaçlar oluşturulur.

Çocuklarla Amaç Oluşturma: Önce çocuğun gelişim seviyesi saptanır. Bilişsel gelişimi- çocuk soyut düşünebiliyor mu? Duygusal gelişimi- " gelişmiş duyguları belirleyebiliyor mu tartışabiliyor mu? Ahlaki gelişimi- çocuk, toplumca uygun bulunan ve bulunmayan amaçları ayıt edebiliyor mu?

Danışanın amaç oluşturmasına yardım edecek diğer stratejiler:

1. Dil çalışması: Açık uçu cümleler verilerek danışandan tamamlamasını isteyin.

"İsterim ki...." ".... İhtiyacım var." "....gerekli değil", "... Tercih ederim" gibi.

2. Hayal gücü ve gözünde canlandırma: danışandan kendini ideal bir durum içinde hayal etmesini ve sonra bunu tarif etmesini yada danışanın sahip olmayı arzu ettiği nitelik ve davranışları kendinde bulunduran bir başkasını gözünde canlandırmasını isteyin. Bu nitelikler nelerdir?

3. Rol oynama ve canlandırma: Danışandan rol oynayarak problemi yeniden canlandırmayı denemesini isteyin.

4. Strateji belirleme ve müdahale seçme: Danışanın getirdiği sorun örneği; Danışan derslerinde tekrar eden başarısızlıklar yaşamaktadır. Bu konuda umudunu yitirmeye başlıyor ve okulu bırakmayı düşünüyor, ne yapacağını bilemiyor.

Duygusal bir problemle çalışırken şu SORULAR sorulur:

1. Sorun danışanınızın nasıl hissetmesine sebep oluyor?

2. Danışanınızın duyguları, sorunu değiştirme çabasını nasıl etkiliyor? 

3. Danışanınızın duyguları sorunun sürmesini nasıl katkı sağlayabilir?

4. Başka hangi duygular sorunu değiştirebilir? Danışanınızın sorununa eşlik eden duygulara karşı kültürel bakış açısı nedir?

Davranışçı yaklaşımla şu sorular sorulur:

1. Sorun ortaya çıktığında danışanınız neler yapıyor?

2. Bu davranışlar sorunu nasıl sürdürüyor?

3. Hangi davranışları değiştirebiliyor ve böylece sorunun etkilerini azaltabiliyor?

danışanınızın hissetmenin ve anlamında eyleme geçmeye karşı kültürel eğilimleri nelerdir?

Bilişsel yaklaşımla Sorulan SORULAR:

1. Danışmanımız kendi kendine neler söylüyor?

2. Söyledikleri problemini nasıl bir parçası olabilir?

3. Hangi kültürel mesajlar kendisiyle konuşmasının bir parçasıdır kültürel değer

yargıları benlik ifadelerindeki rolü nedir ve başka hangi benlik ifade biçimleri mümkün olabilir?

Etkileşimsel yaklaşımla Sorulan SORULAR:

1. Danışanımızın diğer öğrenciler ilişkisi nasıldır?

2. Karşı cinste ilişkisi nasıldır?

3. Öğretmenliğinin bu resimdeki yeri nedir?

4. Onun yokluğunda ebeveynlerin nasıl davranmışlardır?

5. İlişkilerin durumu problemine şekilde destekliyor?

6. Kültürel değerinde evliliğe dair beklentiler nelerdir?

DUYGUSAL MÜDAHALELER

Duyguları yerinden söyleme; danışanın ortaya koymuş olduğu bir duygunun tanımlanmasında danışanın kelimelerin kullanılması. 

Duyguları yansıtma; danışanın ortaya koymuş olduğu bir duygununtanımlanmasında kendi kelimelerinizin kullanılması.

Duyguları yeniden ifade etme; danışan tarafından ortaya konmuş birden fazla duygunun bir araya getirmesi veya bu duygularla ilişki kurulması için kendi kelimelerin kullanılması.

Duyguları belirleme; ortaya konulmuş veya ima edilmiş bir duygunun tanınmasında veya sınıflandırılmasına danışana yardım edilmesi.

Duyguları sınıflandırma; araştırılacak duygunun türünün belirlenmesi için danışana yardım edilmesi.

Odaklanma tekniği; çalışanı duyguların birleştirici gıda ortaya çıkabileceği kabul edici bir ruh hali benimsenmesinde yardım etme. 

Depresyon boyutlarının ortaya çıkarılması: 

• Geceleri ne kadar iyi uyursunuz? Uykuya dalma zorluğu yaşıyor musunuz? Gece yarısı uyanıp tekrar uyumakta zorlanıyor musunuz?

• Her zamankinden daha az veya fazla mı uyuyorsun?

• Yemek yeme alışkanlığınızda bir değişim oldu mu?

• Yemek yemeye karşı ilgisiz misiniz? Saplantı derecesinde mi yemek yiyorsunuz?

• Yemek yerken kendinizi suçlu hissediyor musunuz?

• Fiziksel sağlık durumunuz nasıldır?

• Kendinizi normal hissediyor musunuz? Cevabınız hayır ise; fiziksel sağlığınız ile ilgili olağandışı görünen nedir? Bu son zamanlardaki bir değişiklik midir? Size bitkin bırakan uzun süreli hastalıklar yaşıyor musunuz?

• Enerji seviyeniz yüksek orta veya düşük mü?

• Sosyal ilişkileriniz nasıldır?

• Sosyal örüntülerinizin son zamanlarda değişti mi?

• Yalnız kalmayı mı yoksa insanlarla beraber olmayı mı tercih ediyorsunuz?

• Uygun olmayan saatlerde rahatça arayabileceğiniz arkadaşınız yada akrabalarInız var mı?

• Kendinizi nasıl görüyorsunuz?

• Kendiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?

• Kendiniz hakkında daha ziyade ne zaman düşünüyorsunuz?

• Kendiniz hakkında düşünmeye ne kadar zaman harcıyorsunuz?

• Kendiniz hakkında düşündüğünüzde ne tür Şeyler sizi rahatsız ediyor?

• Hiç intihar etmeyi düşündünüz mü? Cevabınız evet ise nasıl intihar edebileceğiniz de hiç düşündünüz mü hali hazırda bir intihar planımız var mı? Daha önce intihara kalkıştınız mı, ne zaman yakın akrabalarınızdan herhangi biri buna kalkıştı mı?

Bu gibi SORULAR danışanın ruhsal durumuna ilişkin genel bir bilgi edilmesini sağlar. Eğer danışan sosyal ilişkiden kaçıyor gibi görünüyor, az uyuyor, yetersiz veya düzensiz besleniyor ve yoğun bir biçimde kendine odaklanıyor ise o zaman psikolojik danışman birine danışmalı veya danışanı bir Psikiyatriste göndermektir. Danışan intiharı düşünüyorsa ilaç kullanılması gerekebileceği için bir psikiyatriste gönderilebilir.

Duygu envanterinde önce danışana duygu dökümü gösterilir. Sonra örnekteki gibi duygularını çizmesi istenir.

Duygu balonları grafiği: küçük çocuklarla çalışırken etkilidir.

Şu yönerge verilir:

İnsan bazen aynı zamanda birkaç değişik duygu yaşar. bu

duyguların bazıları güçlüdür ve unutulması çok zordur fakat

ötekileri önemli olsada bazen unutulur. SANA vereceğim

çizelgeye kullanırken en önemli ve en zor unutulan duygularını büyük balonların

içine yaz daha SONRA bazen unuttuğum duygularını küçük balonların içine yaz

balonların adı vermek için çılgın yalnız korkmuş gururlu heyecanlı gibi farklı

duygularından yararlanabilirsin.


odaklanma tekniği; çalışanı duyguların birleştirici gıda ortaya çıkabileceği kabul

edici bir ruh hali benimsenmesinde yardım etme.

1. Boşluk yaratma: Danışana sorunların tanımlanmasında yardımcı olma,

böylece bu SORUNLAR artık yokmuş gibi zihinsel olarak onları kenara

koyma ve onları ortadan kalkmasını etkileri gözlemleme.

2. Hissedilen bir duyguyu yakalama: Danışandan sorunların tüm

karmaşıklığına dikkat etmesini ve SONUCU rapor etmesini isteme.

3. Kelime bulma: İkinci adındaki hissedilen duyu tanımlamak için kelimeler

korkma danışanın belirsiz hissedilen duyu ile ilişkide kalmasında veya buğdayı

bırakmamasına yardımcı olan buna benzer kelimeler veya bu duyunun farkındalığı

kaybolmuş ise onu harekete geçirmek.

4. yankılanma: üçüncü adımda tespit edilen kelimeleri inceleme ve uygun ise

hissedilen duyuyu tanımlamak için daha iyi kelimeler arama.

5. sorma: danışanın kendisine "ben bu şekilde hissetmeme neden olan bu sorun

ne hakkındadır? sorusunu sordurma.

6. alma danışanın yaşadığı bedenen hissedilen bu değişiklikler de dahil olmak

üzere odaklama Süreci'nin bir SONUCU olarak ortaya çıkan "hissedilen

değişikliği" özümsemesinde danışana yardımcı olma.

Duygu durumlarını değiştirmede veya bütünleştirmede danışana yardım etme:


Rol Değişimi:

Rol değişimi danışan bir değer yargısı duygu veya benlik imgesi çatışması

yaşıyorsa ve çatışmanın doğasını kavramaktan uzaksa yararlı bir alıştırmadır. Rol

değişiminin amacı danışanın fikirler tutumlar ve inançlara ilişkin paradoksal bir

inceleme yapmasını sağlamaktır. danışan bir meselenin her iki yüzünüde

tartışebileceğini ortaya koyabildiğinde alıştırmadan istenen sonuç elde edilmiş

sayılır.

Örneğin; ailesiyle sorun yaşayan gence anne rolü verilir. Danışmanda danışan

olur. Süreç başlar.

Saklı Ben: kişinin içindeki güdüleri bilir ve daha dürüsttür.

Bu alıştırmada Danışan'dan saklı benin yerine geçmesi istenir piskolojik

danışmanda danışanın bilinen beninin yerine geçer bu alıştırma etkili olduğundan

danışanın kendisini dürüstçe yüzleşmesine olanak tanınmış olur. danışan bu yolla

sorunları ortaya koyabilir kendisiyle ilgili akla uygun hale getirmelerin önünü

kesebilir benliğiyle telepatik bir yüzleşme ortamında güdülerini sorgulayabilir.

Boş Sandalye:

Bu alıştırma kişiler arası sorunlarda (ki bu durumda rol canlandırması danışan ile

birlikte ilgili diğer kişi arasında olur) veya kişinin kendi içindeki sorunlarda (ki bu

durumda rol canlandırması danışanla danışanın öteki benliği arasında olur)

kullanılabilir. psikolojik danışman bu alıştırmanın danışanın kendi kendisiyle yada

problemiyle ilgili başka bir kişiyle yaptığı veya hayal ettiği bir karşılıklı konuşma

olduğunu açıklayarak alıştırmaya başlar. konuşulacak kişi danışanın utangaç beni

veya korkutulmuş beni olabileceği gibi anne babası, arkadaşı veya önemli başkası

olabilir.

Alıştırma:

Yarım bırakılmış cümleler

1. benim hakkımda bilmeni istediğim şey...

2. benim hakkımda bilmeni istemediğim şey...

3. benim için kızgın olmam...

4. Kızgın olduğunda sadece... Yapmak istiyorum

5. benim için üzgün olman...

6. Düzgün olduğunda sadece... Yapmak istiyorum

7. tam şimdi... Hissediyorum


Bilişsel Müdahaleler

Bilişsel müdahalenin genel amacı düşünce, algılar, inançlardeki hataları

düzeltecek veya değiştirerek duygusal gerginliği ve buna eşlik eden katı davranış

görüntülerini azaltmaktır. davranış ve duygular gibi değişiklikler danışanın

çarpıtılmış düşüncesi değişmeye başladığında ve alternatif olarak kendisi, diğer

insanlar, yaşam deneyimleriyle ilgili daha gerçekçi düşünce biçimleriyle yer

değiştirdiğinde gerçekleşir. Bilişsel müdahalelerde sorumluluk danışan

üzerindedir.

Bilişsel çarpıtmaları belirlerken sorulacak sorular:

-Danışanın temel inancı nedir?

-bu temel inancın geliştirilmesine ve sürdürülmesine yol açan yaşantılar nelerdir?

-danışanın kendisi hakkındaki en temel inancı nedir?

-hangi olumsuz inançlar bu varsayım karşısında yer alır?

-Danışanın temel inancıyla başetmesini hangi davranışları katkı sağlamaktadır?

-bilişsel çarpıtmaya açığa çıkaran halihazır sorunlu durum nedir?

-sorunlu durumda danışanın aklından geçenler nelerdir?

-bu koşullarda kendini gösteren otomatik düşüncelerin danışan için anlamı nedir?

-danışan otomatik düşüncelere eşlik eden duyguları nelerdir?

-danışanın bu düşüncelere davranışsal tepkileri nelerdir?

Bilişsel Beceriler

1. Düşünceleri ortaya çıkarma: Danışanın düşünce ve duygularını ayırt

edebilmesini ve fikirlere inançlara ve kendi kurallarını ifade etmesinde

yardım etme. Temel becerileri yeniden ifade etmeye içerik yansıtmalı

özetleme danışanın bilişsel süreçlerini anlamakta kullanılır.

2. Düşünceleri değiştirme: uygun olduğu düşünüldüğünde, danışanın düşünce

öğretileri değiştirmesinde yardım etme.

3. Problem çözme: Danışanın ama süreçleri değerlendirerek ve daha etkili sorun

çözme teknikleri geliştirerek sorunlarını nasıl çözeceğini belirlenmesinde

yardım etme.

4. Bilgi verme: danışanı sağlıklı kararlar vermesi için ne gibi bilgiye gereksinim

duyduğunu belirlemeli bu bilgiyi elde etmesi için yardımcı olma.

5. Karar verme: danışanı sağlıklı karar verme alışkanlığı geliştirmesine yardımcı

olma.

Bilişsel Müdahaleler

A-B-C-D çözümlemesi: (akılcı duygusal terapi ELLİS tarafından)


A: hatalı düşünce örüntüsünü başlatan tetikleyici olay.

B: Tüm yaşantıların süzgecinden geçtiği danışanın İNANÇ sistemidir.

C: A ve b'nin etkileşimi ile üretilen duygusal veya bilişsel SONUCU gösterir.

AYIRT ETME

D: bu üç adım formülün kısmı çözümlemesidir. bilişsel hatalar belirlenir

belirlenmez psikolojik danışman akılcı olmayan inanç veya düşünce görüntülerini

tartışılmasını de içeren (D ) telepatik bir müdahaleye başlar.

İnsanlar kendilerini şartlayarak sürekli bu düşüncelerini pekiştirerek bu kişinin

kafasında sürekli bir kaset çalma durumudur. Gereksiz bir duygusal gerginlik

doğar.

Yaşamla ilgili on bir akılcı olmayan inanç:

1. İletişim kurduğum hemen herkes tarafından sevilmem yada onaylanmam

gerektiğine inanırım.

2. Mükemmele yakın bir şekilde yetkin, yeterli ve önemsenir olmam gerektiğine

inanırım.

3. bazı insanlar kötü, fena veya alçaktır bu yüzden suçlanmalı ve

cezalandırılmalıdırlar.

4. işleri istediğin gibi gitmemesi çok kötü bir felakettir.

5. Mutsuzluk, kontrol edemediğim koşullardan kaynaklanır.

6. tehlikeli veya korku verici şeylere çok dikkat edilmelidir onların zarar verme

olasılığı benim için sürekli bir kaygı kaynağı olabilir.

7. belirli zorluk ve sorumluluklarla yüzünüze gelmektense, onlardan kaçınmak

daha kolaydır.

8. Bir dereceye kadar diğer kişilere bağımlı olmalıyım ve çevremde benimle

ilgilenebileceğine inandığım kişiler olmalı.

9. geçmişteki yaşantı ve olaylar şuanki davranışmı belirler; geçmişin etkisinden

asla Kurtulamam.

10. diğer insanların sorunları ve rahatsızlıklarına üzülmem gerekir.

11. her problemin her zaman bir doğru veya mükemmel çözümü vardır. Bu

çözüme ulaşılmalıdır, yoksa sonuç felaket olur.

Bilişsel tartışma

Danışanın akılcı olmayan inançlarını sorgulamasına yardım etmek için ikna,

doğrudan SORU sorma ve mantıklı akıl yürütme kullanılarak yapılır. Bu,

danışmada niçin sorularının yararlı olduğu ender zamanlardan birisidir.

bazı SORU örnekleri aşağıdadır:

bu iyi bir mantık yürütme midir? bu gerçekmi niçin olmasın?

Bunu kanıtlayabilir misin? Niye böyle?


Aşırı genelliyor olabilirmisin?

Bu terim senin için ne anlama geliyor?

Bir arkadaşının kendisine zarar veren bir fikrin varsa bunu kabul eder miydin?

Hangi şekilde kabul ederdin? Bu çok iyi bir kanıtı mı?

Niçin?... Olduğumu bana açıkla. kanıt olarak ileri süreceğin davranışlar nelerdir?

Niye böyle olmak zorunda?

İnançlarındaki tutarsızlıkları görebilir misin?

Bir kişi olarak bu senin hakkında ne anlama gelir? Mantık gereği 10un ardından

bu mu gelir?

Özel biri olduğun kavramında yanlış olan nedir?

Yapmazsam ne bakımdan mahfoldurdum?

Niye sen... Yapmalısın?

En kötüsünü düşünelim. Çok kötü ŞEYLER yapıyorsun. Şimdi sen onları niçin

yapmamalısın? Kanıtı nerededir?

Eğer... Olmasaydı ne olurdu? Dayanabilir misin?

Sen buna inandıkça nasıl hissedeceksin?

İmgesel tartışma

Hayal kurma olarak bilinen bir tekniktir. Bu müdahale iki şekilde uygulanabilir.

Birincisi, danışan problem durumunda kendisini (A) hayal eder ve Sonra olan

duygusal rahatsızlığını (C) yaşamayı dener. Danışandan, bu gerçekleştiğinde

piskolojik danışmana işaret vermesi istenir. psikolojik danışman işaret gelir

gelmez Danışan'dan kendisine söylendiği içsel mesajlar mesajlara odaklaşmasını

ister bu genellikle (B) akılcı olmayan inançtır. Daha Sonra psikolojik danışman

danışandan duygularını aşırıdan ılımlı düzeyi değiştirmesi için yönerge verir.

Psikolojik danışman böyle yaparak, danışanın gerçek yaşamında yapması gereken

bilişsel gelişimi gerçekleştirdiğini işaret eder.

İkinci uygulamada Danışan'dan kendisini, önce sorunlu durumda, sonra bu

durumda farklı bir şekilde davranıyor ve hissediyor olarak hayal etmesi istenir.

Farklı davranış ve duygu durumunda kendisini hayal eder etmez piskolojik

danışmanı işaret vermesi hatırlatılır. psikolojik danışman farklı duygular davranışı

üretmek için danışandan düşündüğünü veya kendisine söyledigi Şeyleri

belirtmesini ister. Psikolojik danışman, gerçek yaşamda farklı etkiler ortaya

çıkartmak için ihtiyaç duyulan inançlar veya yapı türlerine işaret eder.

Pisikolojik danışman, iyi sonuçların alınması için dnaışanın bu tekniği en az bir

veya iki hafta boyunca her gün birkaç kere kullanmasını önerir. Akılcı duygusal

imgelem tekniğini kullanan psikolojik danışman danışan hemen başarı

beklememesi ve kendisine zaman tanıması yönünde önceden uyarmak konusunda

doyurucu sonuçlar alabilir. Dikkat dağıtıcı düşünceler sürece girdiğini belirtirse


danışan bunların geçip gitmesini sağlamalı ve dikkate almamalıdır.

Öneriler:Bibliyoterapi kitap ve kişisel gelişim kitapları okumak ve hem yazılı hem

sözlü alıştırmalar içeren yapılandırılmış ev ödevleri şeklinde uygulanır.


Bilişsel yeniden yapılandırma:

Otomatik düşünceler herkes tarafından yapılan bir şeydir.

Otomatik düşünceye sahip olduğunda akılcı bir düşünceden çok alışkanlık olarak

düşünceyi tekrar ederim. sözgelimi odada bir uçtan bir uca yürürken bilinçaltında

" ne işe yaramaz birisin" diye söylenebilirsin. Daha akılcı bir düşünce ise" yavaşla

acele edersen sakarlık yaparsın" olabilir. Yapmanız gereken ilk şey bu sessiz

güçlerin daha çok farkında olmaktır. Olumsuz benlik ifadelerinin bir listesini

yaparak başlayacağız. Sonra onların karşıt olan akılcı ifadeleri belirleyiciyiz. Son

olarak olumsuz ifadeleri nötr veya olumlu ifadelerle değiştireceğiz. Değiştirme

ifadeleri kendine mal ettiğin zaman amaçlarına ulaşmış olacağız. kendine

saldırmayı bırakacaksın ve gerçek güçlü yanların ortaya çıkacaktır.

Bilişsel yeniden yapılandırma, iç konuşmaları yıkıcı veya güven azaltıcı olan

danışanla kullanılmak için verimli bir araç olabilir. Ele alınabilecek danışan

durumları korku, kaygı, yemek alışkanlıkları, takıntılı davranış, iletişim

problemleri, hafıza, ana babalık, mükemmelliyetçilik, benlik saygısı konuları,

içerir. Bu sorunlara neden olan şeylerden olumsuz iç konuşmalar böyle meseleleri

ortadan kaybolmasını ve sönmesini engelleyecek varlığını sürdürmesini sağlayan

iç konuşmalardır.

Baş etme düşüncesinin kullanılması:

Kendine zarar veren ifade bu uçaktan korkuyorum.

Baş etme ifadesi: bu uçak kısa bir zaman önce uçuş güvenliği konusunda uzman

biri tarafından incelenmiştir.

Danışan baş etme düşüncelerini belirledikten SONRA iyi bir uygulama ile

kendine zarar verici düşüncelerden yeni başarılı düşüncelerle geçireceğini

öğrenmelidirler.

Kendine zarar veren ifade: mülakat için bekliyorum. Ya herşeyi mahvedersem.

Başarısız olursam.

Baş etme:beklemem bana rahatlama, kendini toparlama fırsatı veriyor.

Konuşacağım şeyleri gözden geçirebilirim. Elimden gelen, yapacağım, bakalım

bu deneyimden ne öğreneceğim.

Düşünce durdurma; olumsuz iç konuşmaları veya kendine zarar verici düşünceleri

eğilimi olan bir danışanla çalışırken belkide verilecek ilk tepkidir.

Olumlu benlik konuşması; vb. Tekniklerde uygulanabilir.


Davranışsal Müdahale Becerileri

Davranışın tanımlanması( defininh behaviors): Davranışsal görevlerin

karmaşıklığını anlama konusunda danışana yardımcı olma; görevleri sıralı

davranışlara bölme.

Örneğin; tenis hocamın vuruş yaparken hareketi sırayla göstermesi.

Davranışın değiştirilmesi(modifing b.): uygun olduğunda davranışlarını

değiştirmede, süreci anlamada yardımcı olmak.

"Bunu her yaptığınızda şu oluyormuş gibi görünüyor. Buna katılıyor musunuz?

Şunun olmasından hoşlanmadığınız için bu davranışa son verilebilir.

Amaç oluşturma:( goal setting)

Gözünde canlandırma: Bir olayın arzu edilen sonuçlarını göz önünde

canlandırmada danışana yardımcı olma.

Sözleşme yapma: söz verme, kronolojik sıralama yapma ve değişim için kayıt

tutmada danışana yardımcı olma.

Destekeleme ve pekiştirme: "bunu yapabilirsin""olumlu bir çabaydı" yapılabilir.

Davranışçı Müdahaleler

Sosyal model olma: (bandura)

Açık model: öğrenilecek davrnaış için bir veya daha fazla kişi model olarak

kullanılır. Kaydedilmiş olabilir.

Sembolik model: video izletmek.

Örtük model: hayal gücünden yararlanır. Kendi kendine model olma denir.

Örneğin; bir dalışçının dalmadna önce yapacağı şeyleri hayal etmesi. Arzu edilen

davranışı doğru yapmayı hayal etme.

Davranış değiştirme yöntemi olarak rolü oynama

1. danışan bir durumla baş etmesi için gereken becerilere sahip değildir ancak

bunlarada öğrenmesi gerekmektedir.

2. Danışanın bu becerileri kullanabilmek için uygun olan ve olmayan yerleri ve

zamanları öğrenmesi gerekmektedir.

3. danışan durumuna ilgili kaygısının kendisine daha önceden öğrendiği

becerileri o anda kaygı nedeniyle engellenmekte olsada kullanma olanağı

verecek şekilde yeterince azaltılması gerekmektedir.

Dönüt şart.

Beceri kazandırma eğitiminin bileşenleri:

Bir beceri kazandırmak yönetim programı geliştirmek için önce öğrenilecek olan


becerinin bileşenlerini tespit etmeniz gerekir. Daha SONRA bileşenler kolaydan

zora doğru giden bir ölçekte bir öğrenme sırasına konulur. Her bir beceri

bileşeninin modeli olarak danışanın model olan davranışı taklit etmesi sağlanarak

değerlendirmeye yönelik dönüt verilerek ve gerekirse bu sırayı tekrar ederek

davranışın kazandırılması gerçekleştirilir.

Atılganlık eğitimi:

Atılganlık eğitimi bir kişinin diğer kişilerle etkileşime girmesini engelleyen

Sosyal kaygı yenmenin bir yoludur. Tipik atılganlık becerileri arasında bir şey

isteme, istenen birşeyler reddetmeye, görüşleri ifade etme, olumlu ve olumsuz

duyguları ifade etme, sosyal olarak konuşmayı başlatma sürdürme ve bitirme

becerileri yer alır.

Atılganlık eğitiminde işe Danışan'dan daha atılgan olmayı istediği bir durumu

tespit etmesini isteyerek başlayın. Daha SONRA ne gibi atılganlık becerilerinin

gerektiğini ve danışanın ne yapmak yada söylemek istediğini belirleyin. Danışma

esnasında danışan herhangi bir kaygı yaşamadan atılganlık davranışını sergileyene

dek ara vermek sizin durumu modelleyin ve rolü oynama çalışması yapın. Bunun

ardından, öğrenilen beceri ödevler aracılığıyla danışma ortamının dışına

aktarılabilir. Danışan arzu edilen becerileri danışma ortamından bağımsız olarak

sergilediğinde süreç başarılı olmuş sayılır. Atılganlık da başarı diğer durumları da

yansıyacaktır yani danışanlar atılgan davranışları serileyebileceklerdir.

Örneğin; sınıfta parmak kaldırmayan bir çocuk var. Arzu edilen sınıfiçi beceriler

tespit edilir. Gözlem yapıp sınıfta neler yaptığına bakılır. Danışana model olunur.

Gördükten, dinledikten ve hayal kurduktan sonra bunu sınıfa aktarması istenir.

Kaygı azaltma yöntemleri

karnında kelebeklerin uçuşması, avuç içlerinin terlemesi, kalp atışlarının

hızlanması gibi bedensel Dışavurumları olan somatik kaygı, konsantre olamama

veya istem dışı gelişen sürekli tekrar eden paniğe neden olan veya katastrofik

düşüncelere dalma gibi belirtileri olan bilişsel kaygı ve tipik olarak kaygı yaratan

durumlarda kaçınma şeklinde kendini gösteren performans kaygısı yada

davranışsal kaygı yer almaktadır.

belirli bir düzeyde kaygının yararlı olduğu ve başarılı performansı getirdiğine

inanılan birlikte kaygı tahammül edilemez veya rahatsız edici bir düzeye

ulaştığında kişi bu konuda psikolojik yardıma başvurmalıdır. Şu yöntemler

kullanılır:

Gevşeme alıştırmaları:

Amacı: Kas geriliminin kaygı ve stresi arttırması veya şiddetlendirmesidir.


hissedilen kaygı kas grupları gevşetmek suretiyle azaltılır. sürec danışanların

çeşitli kas gruplarını germe sonrada esnetme kas gerilmesi ve kas gevşemesi

hisleri arasındaki farkları tanıma ve kas gerilimin azaltılması ve telkin yoluyla

daha fazla gevşeme sağlama konularında eğitilmelerini içerir.

Sistematik Duyarsızlaştırma

Wolpe tarafından geliştirilen ve Klasik koşullanmanın öğrenme ilkelerine dayanan

bir kaygı azaltma müdahalesidir. Duyarsızlaştırma genellikle fobilerin belirli dış

olaylardan kaynaklanan diğer bozuklukların tedavisinde kullanılan ilk seçenektir.

Müdahalenin üç temel adımı vardır.

1. derin kas gevşetme eğitimi

2. duyguyu tetikleyen durumları temsil eden bir hiyerarşi oluşturulması

3. danışan gevşeme durumundayken hiyerarşide yer alan bileşenlerin hayal

edilmek suretiyle aşamalı olarak eşlenmesi.

Hiyerarşi oluşturma: daha önce yada yaşayabileceği durumları gösterir.

Mekansal zamansal hiyerarşi Korkulan bir nesneden uzak durma gibi fiziksel

veya kavramsal boyutlarla ilgili yada Korkulan veya kartından bile durumdan

öyleyim bir sınava girmek önce kalan zaman gibisini boyutuyla ilgili

bileşenlerden oluşur.

Tematik hiyerarşiler duygu uyandıran durumu çevreleyen farklı parametreleri

temsil eden maddeleri içeriyor. Örneğin; bir danışanın yükseklik korkusu

zeminden yüksekliği değil genel yükseklik durumu çevreleyen ve anlamsal

ipuçlarına bağlı olarak artabilir veya azalabilir.

Kişisel hiyerarşi belirli bir kişiyle ilgili anıları veya rahatsız düşünceleri temsil

eden maddeleri kapsayabilir. Bir danışanın bir kayıpla ilgili bir durum sonucunda

örneğin; işini kaybetmesi yada ölüm boşanma ayrılık gibi koşullu duygulara karşı

duyarsızlaştırılmasında son derece yararlıdır.

Genellikle 10 ila 20 farklı maddeden oluşur. Her madde ayrı bir index kartına

yazıldıktan Sonra danışan tarafından en az kaygı uyandırandan en çok kaygı

uyandırana kadar aşamalı bir sıraya konur, düzenlenir. Sıralama işlemi belirli bir

ölçekleme aralıklı dizime yöntemi kullanılarak kolaylaştırılabilir. SUDS(öznel

rahatsızlık birimleri ölçeği) kullanılabilir. 100 panik duygusu, 0 hiç duygu

bulunmamasını temsil eder.


Kendini ayarlama ve ödüllendirme

Danışanların kendi dünyalarında ödül

olarak algıladıkları şeyleri tespit etmede

kullanılır.

Kendisiyle sözleşme yapma: En etkili

sözleşmeler danışan tarafından tamamıyla

kabul edilebileceğini ayrıntılı koşulları

olan ve erişilebilir kısa vadeli amaçları

yansıtan sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler, kendini ödüllendirmeyi birleştirildiğinde

genellikle daha başarılı olurlar.

Dikkat edilecek hususlar:

• İstenen davranış, çocuğu kolaylıkla fark edebileceği bir davranış olmalıdır.

• genel göre alt görevlerie bölünmeli, ilk sözleşmeler herbir bileşenin veya alt

görevin tamamlanmasını ödüllendirmelidir. diğer adımlar birbirini takip eden

her hedef davranışın yerine oturmasından SONRA eklenebilir.

• Küçük ancak daha sık verilen ödüller çocuğun veya ergenin değişim için

çalışmaya yönelik ilgisini korumasını sağlamada daha etkilidir.

• Danışan kendisine de ödüller verilebilir. Böylece yaptığı başarıya odaklanılır.

Örneğin; ödevini bitiren bir çocuk boş zamanında bir aktivite yapabilir.

• Hedef davranışın sergilenmesinden Sonra ödüller arttırılmalıdır.

• danışan ödülü almadan önce belirtilen faaliyeti tamamlamayı kabul etmelidir.

• Danışan sözleşmeyi sarfedilen güç ve enerji ile nihayetinde ortaya çıkan

sonuçları dengeleyen tarafsız ve adil bir sözleşme olarak değerlendirilmelidir.

Çocuklar ve ergenler için en etkili sözleşmeler onların genel gelişim ve

büyümesini kolaylaştırır ve günlük olarak kullanılır.


Aileler ile Stratejik Olarak Çalışma:

1. Problemin tanımlanması;

• ailenin her bir üyesine, tartışmacı veya savunmacı olmadan tanıma katkıda

bulunmalıdır.

• Problem, özellikle davranışsal dille ifade edilmelidir.

• Birden fazla problem varsa en çok güçlük yaratan problem tespit edilmeli ve

piskolojik danışma sürecinin hedefi olmalıdır.

• Problemi çözmeye yönelik başarısız denemeler ayrıntılı olarak açıklanır. Aile

ile ilgili bilgi toplanır.

Piskolojik danışman, "probleminizi ciddiye aldığınızı ve onu çözmek için şimdiye

kadar büyük bir enerji sarf ettiğinizi biliyorum. Dahası şuana kadar genellikle

başarısız olduğumuz Şeyleri tekrar etmenizi isteyip sizi hayalkırıklığına

uğratmayacağım." Denir.

2. Gerçekçi Amaçların Oluşturulması;

• Başarının tanımı da problemin tanımı kadar açık ve somut olmalıdır.

Örneğin çok sayıda tartışmaya giren baba-oğula " günlük tartışmalardan haftalık

tartışmalara ve bunların sayısının azaltılmasına" yönelik bir amaç belirlenebilir.

3. Müdahale için hazır oluş;

Aile bireylerinin katılımı önemlidir.

Oturumlar en fazla 10 dur. Baştan söylenmelidir.

4. Değişim için yön belirleme;


Psikolojik danışmadan denenen çözümlerin çoğunun yapısı itibariyle doğrusal

olduğunu yani nedensel bir olaydan tepkisel bir olaya yolaçan ilişkileri

açıkladıklarını belirtilir. Örneğin bir çocuk yanlış davranışları nedeniyle hafta

sonu dışarı çıkmama cezası almışsa problemine bu ceza yoluyla hallolduğu var

sayılır. Ama ya çocuk yanlış davranışları tekrar sergilerse? Doğrusal çözüm,

çocuğu benzeri bir şekilde bütün hafta boyunca cezalandırmak şeklinde olabilir.

Bu örnekte cezanın istenen etkiye sahip olduğu söylenebilir mi? Belirtilen örnekte

de cezanın amacı gelecekte iyi bir davranış ortaya çıkmasını sağlamaktır yani

doğrusal (linear)bir çözümdür.

5. Üçlemelerle Çalışabilme;

Âile üyelerinin belirli sonuçlar elde etmek amacıyla birbirlerinden üçlemeler

oluşturmalarıdır. Piskolojik danışmanına üçleme oluşturma girişimlerini örnek

olarak aile üyelerinden birinin ailenin uzlaşıya varamadığı bir konuda piskolojik

danışmanın bir tarafı desteklemesini sağlamaya çalışması olabilir. Böylesi bir

durumda psikolojik danışman taraf tutmayı kabul etmeyerek bu girişimi

engellemelidir.

6. Yansıtma; Bir durum hakkında farklı bir şekilde düşünmeye veya duruma

farklı bir gözle ile bakma sanatıdır. Ailelerle çalışırken her üye ailenin farklı bir

bakış açısını getirir, bakış açılarını bazılarıda değiştirmeye aday olacaktır.

Yansıtma aile üyesine bakış açısıyla güvenli bir Şekilde değiştirme olanağı

tanıyan bir sıtratejiyi piskolojik danışmanlık kullanımına sunar.

7. Yön verme; amacı insanlara farklı özel deneyimler yaşayabilecekleri şekilde

farklı davranmada yardımcı olmaktır.

• Yön vermeye, değişim sürecinde terapistin etkisini arttırır ve terapisti aile

üyelerinin önerilen değişimlere nasıl tepki verdiğiyle ilgili bilgi verir.

• Yön verme terapistin belirtiler üzerinde açık bir şekilde kontrol kuruması ve

aileleri farklı çözümler denemeye teşvik etmesi için tasarlanmış akıllıca bir

manevradır. Ailelerse genellikle sağduyuya karşı çıkar ancak her durumda

kendilerini uzmanın ellerine bırakıp talimatları takip ederler.

• amaç ikinci °'den değişim sağlamak olduğundan terapist problemli davranışı

koruyan ve sürdüren etkileşim örüntülerinin değiştirme karşıtı aile direncini

kırmaya çalışmaktadır.


Krize müdahalede Psikolojik Danışma

Kriz: bir olayın yada durumun kişinin mevcut başa çıkma kaynaklarına aşan

katlanılması zor olan bir güçlük olarak algılanması yada yaşanmasıdır.

Krizdeki bir insanın durumu:

• Kişi bir olay kendisi için manidar önemli ve tehdit edici bir biçimde algılar.

• Kişi olayların etkisini geleneksel başa çıkmaya yöntemleriyle değiştiremezler

ya da hafifletemez.

• Kişi artan korku gerginlik veya karmaşa yaşar.

• Kişi yüksek bir öznel rahatsızlık gösterir.

• Kişi hızla piskolojik bir dengesizlik haline geçer.


Şiddete uğramış danışanla çalışma

Okullar şiddet tehdidine karşı iki uçlu bir yaklaşım geliştirmişlerdir: önleme

programları ve krize müdahale.

Önleme programı tüm öğrencilere yönelik eğitimsel bir müdahaledir. Akran

piskolojik danışman programları, çatışma çözme eğitimi ve öğrenciler ve

öğretmenler tarafından müdahaleyle öğrenciler için örnekle Öfke kontrolü

müdahale programları gibi eylemleri içerir.

Okul sistemleri kriz yardım ekipleri kurarak giderek artan bir şekilde kriz

yıkımlarına tepki göstermektedir. Bu plan şunlardan oluşmaktadır:

• Bir veya daha fazla idareci, sosyal çalışmacı, psikolog, okul piskolojik

danışmanı, öğretmen, hemşire ve muhtemelen diğer üyeleri içeren bir okul ya

da ev temelli kriz ekibi oluşturmak.

• Ekiplerin yılın başında ilişki kurma yönergeleri, gözden geçirme, prosedürden

değişim tavsiyeleri olup olmadığını görmek için geçmiş krizlerin nasıl ele

alındığını değerlendirmek amacıyla toplanması.ekip, iletişim kanallarının açık

kalmasını sağlamak için düzenli olarak toplanabilir.


• Tüm uygun personeli kapsayacak bir acil telefon zincirinin kurulması.

• Bir kriz müdahale planının uygulamada olduğunun tüm personele bildirilmesi.

Şiddete uğramış bireylerle çalışan piskolojik danışmanların dört belirgin

sorumluluğun vardır:

1. Krize tepki verme çabalarında mağdurları dinlemek ve onlara yardım etmek.

2. öfkelerini, korkularını, suçluluk duygularını, incinmişlikleri ve

pişmanlıklarını serbestçe ifade etmelerini kolaylaştırmak ve kötü muameleyi

körükleyen durumlar için SORUmluluk üstlenme gibi mağdur eğilimlerine

karşı çıkmak.

3. danışanların girişini uyum sağlamasını ve geçiş süreçleri kolaylaştırmak.

4. çocuklarda dahil olmak üzere mağdurların emniyetini sağlamak.

Tavsiyeler

Mağdura inanın. Böylelikle gerçekliğine geçerli kılın. Kötü muamelenin çok

korkunç olduğunu; ona bu şekilde davranmamayacağını, kötü muameleyi hak

etmediğini ve kötü muameleye onun sebep olamadığını kabul etmesine yardımcı

olun. Bu temanın psikolojik danışma seanslarında birçok defa tekrarlanması

gerekebilir.

Psikolojik danışma ilişkisine bir akran rolünde yaklaşın. Mağdurun daha yararlı

bir tepkiyi anlamasına yardımcı olmak için uygun şekilde kişisel deneyimlerinizi

paylaşın.

Mağdurun bastırmış öfkeyle ve kızgınlıkla temas kurmasına yardımcı olun.

Kadınların kendilerini sorumlu hissetme yönünde sosyal eleştiriler sebebiyle

Duygularınızı "çok kırgın olmalısın" şeklinde yansıtmak etkili olamaz. Bunun

yerine "bu beni deli ederdi" gibi kişisel ifadeler daha rasyonel tepkilerdir.

failleri pişmanlık safhasına geçtiğinde affediciliğe alternatif tepkileri öğrenmesi

için rol yapma tekniğini kullanın.

Mağdura çare üreterek kötü muameleyi önleme konusunda bir eylem PLANI

geliştirmesi için yardımcı olun.

Sosyal ve ekonomik kayıplarla çalışırken;

1. Danışanların kaybı gerçek olarak algılamalarına yardımcı olun. Kayıp

hakkında konuşun. Neler olmuş? Ayrıntıları isteyin.

2. Duygularını tespit etmelerine ve ifade etmelerine yardımcı olun. Öfkeyle

hareket ediyorlarsa dolaylı yoldan gidin (en çok/az neyi özlüyorsun).Dört

yaygın zorlu duygulu, öfke, suçluluk, endişe ve çaresizliktir. Danışanda bu

duygulardan hangileri temel alınmaktadır?

3. Kayıp olmadan yaşamları devam etmelerine yardımcı olun. Problem çözme

yaklaşımı bu konuda işe yarar. Bir sureligine yaşamlarında büyük

değişiklikler yapma konusunda ertelemeyi teşvik edin.

4. kayıptan duygusal olarak uzaklaşmayı kolaylaştırın. Danışanleri yaşamlarını

devam etmeye teşvik edin.

5. Üzüntüyü yaşamak için zaman tanıyın. Danışanları bunlara önceden

hazırlanmalarında yardımcı oldum. Üç ay bir yıl yıldönümleri ve tatiller

6. deneyimi normalleştirmek için danışanları diğer bireylerin geleneksel Üzüntü

tepkileri konusunda eğitin.

7. Bireysel farklılıklara karşı anlayışlı olun. Sürekli destekleyin.

8. Danışanları destek gruplarına katılmaya teşvik edin.

Umutsuzluk, depresyon gibi Psikolojik Güçlükleri olan Danışanlarla Çalışma

Sözel işaretler: Genellikle boş tehditler olarak gözardı edilen keşke ölsem, artık

benim için daha fazla endişelenmenize gerek kalmaz gibi ifadelrdir.

Davranışsal işsretler: Aşırı ruh hali değişimleri yada ani geri çekilme davranışı,

hiçbir mantığı ki sebebi yokmuş gibi görünen dengesiz davranışlar, aşırı

alınganlık, konsantre Olmada yaşanan güçlük, ölümle aşırı ilgilenme, ağlama

nöbetleri ve aşırı suçluluk duyguları gibi tutum ve davranışları değişimlerdir.

Durumsal işaretler: Piskolojik danışmanı alarma geçmesi gereken koşullar

arasında aile çatışması, mali baskılar, kendini yaralama yada daha dışa dönük

işaretler, işini kaybetme, bir evliliğin sona ermesi veya sağlığının bozulması

sayılabilir. Gençler sözkonusu olduğunda ise Akranlardan uzak durman, bir gönül

ilişkisinin sona ermesi, diğer gençler tarafından dışlandığını hissederek

yabancılaşmak yada şiddet içerikli bilgisayar oyunlarında aşırı ilgilenme

sayılabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Karma ve Özgür İrade

Kendini Gerçekleştir: Ruhsal Güçlen, Dayanıklılığı Arttır

Düş Yolunda Rehberlik: Şamanik Trans ve Rüyaların Şifası